Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8122 E. 2026/1523 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/339 Esas, 2024/224 Karar

KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6310 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapusunun mahkeme kararıyla iptal edildiğini ileri sürerek uğranılan zararın yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 10.05.2016 tarihli ve 2015/263 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 10.05.2016 tarihli ve 2015/263 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda Devletin tazmini sorumluğunun, mülkiyetin sona ermesi veya mülkten yararlanma hakkına açık ve kesin müdahalenin gerçekleştiği; somut olayda, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptali kararının kesinleştiği tarihte başlayacağı, bu durumda, taşınmazın makul ve gerçek değerinin saptanmasında dava tarihi değil, mülkiyet hakkına müdahalenin gerçekleştiği ve zararın doğduğu tarih esas alınması gerektiği, tapu kaydında arsa niteliğinde olan taşınmazın değeri, emsal taşınmazlara göre eksik veya üstünlük oranı yönünden emsal karşılaştırması yapılarak, bilirkişi kurulu raporu da denetlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, tapu iptali tescil kararının kesinleştiği tarih yerine dava tarihine göre değer biçen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 05.12.2017 tarihli ve 2017/255 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 05.12.2017 tarihli ve 2017/255 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kararın onanmasına karar verilmiştir.

3.Dairemiz onama kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2020/8568 Esas sayılı ilamı ile denetimden geçen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/260 Esas sayılı dava dosyasında 15.06.2009 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan 1184 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 228,53 TL/m² Dairemizin 2020/8260 Esas sayılı ilamı ile denetimden geçen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/849 Esas sayılı dava dosyasında 05.05.2004 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan 1181 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 458,61 TL/m² değer biçildiği hâlde, dava konusu taşınmaza 15.06.2009 tarihi itibarıyla 748,73 TL/m² değer biçilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu ... Mahallesi 6310 parsel sayılı taşınmaza emsal alınan taşınmaz eski tarihli satış olup dava konusu taşınmaza emsal kabul edilebilecek nitelikte olmadığından alınan raporun inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Bozma öncesinde kararı sadece davalı Hazine vekili temyiz ettiği ve bozmaya uyulduğu gözetildiğinde davalı Hazinenin usuli kazanılmış hakkı gözetilmeden bozma sonrasında fazla bedel tespiti bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "576.628,14", (3) numaralı bendinde yer alan "86.727,94", (4) numaralı bendinde yer alan “12.632,36”, (5) numaralı bendinde yer alan “4.545,28” ve (6) numaralı bendinde yer alan “8,66” sayılarının çıkartılması, yerlerine sırasıyla "254.642,67", “40.196,40”, “40.196,40”, "1.997,28" ve “230,36” sayılarının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§