Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7981 E. 2026/1520 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/380 Esas, 2024/295 Karar

KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine Mahkemece davalı ... vekilince temyiz gider avansı yatırılmadığı için adı geçen davalı vekiline muhtıra tebliğ edilmiş, ancak usulüne uygun olarak tebliğ edilen muhtıraya rağmen süresinde yatırılması gereken masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle 20.03.2025 tarihli ek kararla temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Ek karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Mahkemece talep edilen 30.000,00 TL gider avansının süresi içerisinde yatırıldığı anlaşıldığından Mahkemenin 20.03.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5 31... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 28.12.2012 tarihli ve 2011/389 Esas, 2012/505 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin 28.12.2012 tarihli ve 2011/389 Esas, 2012/505 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan incelemede, dava konusu taşınmaza ait Kadastro Mahkemesinin 2011/22 Esas ve 2014/54 Karar sayılı ilamın kesinleştiği sözü edilen dosyada adlarına tescil kararı verilen şahısların eldeki dosyada taraf olmadıkları anlaşıldığından ... Kadastso Mahkemesinin 2011/22 Esas, 2014/54 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın malikleri olarak belirlenen davalıların davaya dahil edilerek usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 03.03.2021 tarihli ve 2018/170 Esas, 2021/136 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 03.03.2021 tarihli ve 2018/170 Esas, 2021/136 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece Kadastro Mahkemesinin ilgili kararı ile kamulaştırma tarihinden önce dava konusu taşınmaza malik olarak tespit edilen kişilerin davaya dahil edilmedikleri anlaşıldığından bu kişilerin davaya dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının düşük, objektif değer artış oranının ise yüksek belirlendiğini, dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece 30.000,00 TL temyiz gider avansı talep edildiğini, dosyaya 21.02.2025 tarihinde 2.000,00 TL, 24.02.2025 tarihinde de 28.000,00 TL toplamda 30.000,00 TL gider avansı yatırıldığını, Mahkemece belirlenen 30.000,00 TL gider avansının hangi ölçüte göre belirlendiğinin belli olmadığını, ayrıca iş bu dava kamulaştırma davası olup, mevzuat gereği yargılama giderlerinden de davacı idarenin sorumlu olduğunu, müvekkili adına usulüne uygun kamulaştırma prosedürlerinin yerine getirilmediğini, öncelikle bu nedenden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, objektif değer artış oranının düşük uygulandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama fındık bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilmesi ve kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Mahkemece verilen 20.03.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı ... vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

3. Davacı idare vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "karar tarihine kadar Anaya'sa 46/son gereği kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizle” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "4 ay sonrası olan 15.02.2012 tarihinden karar tarihi 31.07.2024 tarihine kadar yasal faiziyle” ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§