Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7878 E. 2026/1497 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/30 Esas, 2025/40 Karar

KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 55... parsel (... Mahallesi 10 83... parsel) sayılı taşınmazın tamamının maliki olduğunu, dava konusu taşınmazdan nakliye yolu geçirmek için ... tarafından kamulaştırma yapılmadan taşınmaza el atıldığını ileri sürerek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece 20.01.2016 tarihli ve 2012/556 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 20.01.2016 tarihli ve 2012/556 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce inceleme sonucunda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla resen belirlenen emlak vergisine esas değerleri denetlenmeden, dava konusu taşınmazın emsalden yaklaşık 9 kat değerli kabul edilerek soyut ifadelerle metrekare birim bedeli belirlendiğinden bilirkişi raporu inandırıcı bulunmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 02.06.2021 tarihli ve 2018/470 Esas, 2021/223 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 02.06.2021 tarihli ve 2018/470 Esas, 2021/223 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu ... Mahallesi 1 55... parsel sayılı taşınmaz kadastral parsel değerlendirmeye esas alınan; emsal taşınmaz ise imar parseli kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de ... Belediye Başkanlığının 01.06.2020 tarihli yazısında emsal taşınmazın kadastral parsel olduğunun belirtildiği gözetildiğinde, emsal taşınmazı imar parseli kabul ederek değer belirleyen bilirkişi raporu inandırıcı bulunmadığı gibi dava konusu taşınmaz tapu kaydına göre 642 m² yüzölçümüne sahip olduğu hâlde, hükme esas alınan fen raporunda gerçek yüzölçümünün 787,52 m² olduğunun belirtildiği ve buna ilişkin davacı vekilince tapu kaydında düzeltim davası açıldığı gözetildiğinde, bu davanın sonucu beklenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün gerekçesinde belirlenen bedel ile hüküm kısmındaki bedel arasında çelişki olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin daha yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin çok üstünde hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılarak taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mahkemece gerekçeli kararda "dava konusu taşınmaza davalı tarafından el atılması nedeni ile davacı tarafa 558.325,69 TL tazminat ödenmesine" karar verildiği hâlde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında " taşınmaza davalı tarafından kamulaştırmasız olarak el atılması nedeni ile 417.300,00 TL'nin'' ödenmesine hükmedildiğinden kısa karar ile gerekçeli karar çelişiktir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve l99l/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması bozma nedenidir. Bozmadan sonra Mahkeme önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebilir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan sair hususlar incelenmeksizin mahkeme kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§