Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7747 E. 2026/1594 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/609 Esas, 2022/2503 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/604 Esas, 2019/58 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırma işleminden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu Niğde ili, ... ilçesi, ...(...) köyü 1 32... parsel sayılı 683,78 m²’lik taşınmazın maliki olduğunu, Belediye Encümeninin 28.04.1995 tarihli ve 37 sayılı kararı ile 201,41 m²ye tekabül eden B kısmı imar yoluna rastladığından kamulaştırılarak yola terkine, 482,37 m²’lik A kısmının ise tapu maliki olan ...'da kalmasına karar verildiğini, Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.04.1996 tarihli ve 1996/80 Esas, 1996/120 Karar sayılı kararında encümen kararı karşısında yanlış ve hatalı bir kararla müvekkili ...'a ait olan 683,78 m²’lik alanın tamamının kamulaştırılarak idare adına tesciline karar verildiğini belirterek kamulaştırma dışında kalan ve belediye adına yanlışlıkla tescil edilen 482,37 m²’lik alanın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini ve 201,41 m²’lik kısmın bedelinin ödenip ödenmediği tespit edilerek ödenmemiş ise bu kısmın bedelinin de davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle açılan davaya kesin hüküm itirazında bulunduklarını, bahse konu uyuşmazlığa ilişkin olarak Niğde 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/80 Esas, 1996/120 Karar sayılı kararı ile tarafları ve konusu aynı nitelikte olan bir kararın mevcut olduğunu, yirmi yılı aşkın bir süredir idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazla ilgili davanın açılamayacağını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Niğde 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/80 Esas sayılı dosyasında verilen kararın geçerliliğini koruduğu ve kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden yapılan tescilin başka bir kararla ortadan kaldırılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Niğde 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/80 Esas, 1996/120 Karar sayılı ilam, müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, verilen tescil kararının kamulaştırma yapılması için alınan encümen kararına açıkça aykırı ve hatalı şekilde verilmiş olup kısmen kamulaştırma kararı alındığı hâlde, taşınmazın tamamının idare adına tesciline karar verildiğini, müvekkiline kamulaştırma bedeli ödenmeyerek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, hem idarece düzenlenen Kıymet takdir komisyonu raporu hem de Belediye Encümeninin 28.04.1995 tarihli ve 37 sayılı kararında kamulaştırılan alan 201,41 m² olup bu kısmın bedelinin karşılığı olarak 4.721,150TL bloke edildiği halde taşınmazın tamamının tesciline karar verildiğini, kaldı ki kamulaştırılmasına karar verilen 201,41 m²lik kısmın bedelinin dahi müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin yapılan işlemlerden habersiz olarak bugüne kadar evinde oturmaya devam ettiğini ve vergilerini ödediğini, 1996 yılında verilen tescil kararı usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden ortada kesinleşmiş bir karar da bulunmadığını, gerekçeli kararın 07.03.1996 tarihinde müvekkilinin babasına tebliğ edildiğini ancak müvekkilinin babası ile aynı konutta oturmadığını, kamulaştırma konusu olmayan 482,37 m² lik kısmın müvekkili adına tescili gerektiğinden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncesinde davacıya ait dava konusu taşınmazın kamulaştırma işleminin 1995 yılında yapıldığı ve taşınmazın tamamının kamulaştırıldığı şeklindeki noter tebligatının davacıya 27.09.1995 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, ... Belediye Başkanlığının açtığı davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/80 Esas, 1996/120 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın tamamının ... adına tesciline karar verildiği ve söz konusu kararın 05.06.1996 tarihinde kesinleştiği, böylelikle kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiği görülmekle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırma işleminden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§