Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7710 E. 2026/63 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3943 Esas, 2025/518 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/107 Esas, 2024/241 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 1 48... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, taşınmazın İzmit ilçesinde merkezi bir konumda olduğunu, çevresinin geliştiğini ve gelişmeye devam ettiğini, taşınmazın vasfının tespit edilmesi gerektiğini, arta kalan kısımda oluşacak değer kaybının bilirkişi incelemesinde dikkate alınması gerektiğini belirterek belirlenecek bedelin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilecekse ilk karar tarihi olan 21.09.2020 tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, karara dayanak olan bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal olarak alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın metrekare değeri belinirken objektif kriterlerin dikkate alınmaksızın soyut değerlendirmelerde bulunulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfına olup belirlenen 258,00 TL/m² bedel miktarının çok düşük olduğunu, arta kalan alanda değer düşüklüğü meydana geleceğinin tartışmasız olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi kararında bu hususun değerlendirilmediğini, kamulaştırılan kısım sonrasında arta kalan alanda değer düşüklüğü olacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflarınca sunulan emsallere ilişkin olarak hiçbir inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunda objektif kriterlerden uzaklaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu, somut emsal kabul edilen .... Mahallesinde bulunan 1 56... parsel sayılı taşınmazın da kadastral parsel olduğu, her iki parselin de kadastral parsel olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı düşülmemesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların vergi rayiçlerinin doğru orantılı şekilde bedele yansıtıldığı, neticeten; bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ... 1 60... parsel sayılı taşınmazla yapılan karşılaştırmada oluşan metrekare birim fiyatındaki farklılığın hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla irdelenerek, dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde Dairelerinin 2022/1207 Esas sayılı dosyasında dava konusu 1 48... parsel sayılı taşınmaz yönünden aynı değerlendirmeler ile 210,00 TL/m² birim fiyatının uygun bulunduğu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/12514 Esas ve 2024/4935 Karar sayılı kararı ile onandığı ve yine Dairemizin 2022/1208 Esas sayılı dosyasında dava konusu 1 48... parsel sayılı taşınmaz için aynı emsal ile aynı değerlendirmeler ile aynı tarih için belirlenen 259,00 TL/m² birim fiyatın uygun görüldüğü ve Yargıtay 5. Hukuk Dairelerinin 2024/4335 Esas ve 2025/360 Karar sayılı kararı ile onandığı gözetildiğinde bir isabetsizlik bulunmadığı, arta kalanın geometrik durumu gözetildiğinde değer azalışı oluşmadığına ilişkin değerlendirmenin doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunda bildirdiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§