"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2007 Esas, 2025/517 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/435 Esas, 2024/55 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 1 48... ve 1 60... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, taşınmazın vasfı, özellikleri ve değerlendirme tarihi dikkate alındığında çok değerli bir konumda olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile taşınmazın değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, dava konusu 1 60... parsel sayılı taşınmazın kaldırma kararı sonrası yapılan yeniden yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda değerinin 1.639.150,89 TL olarak hesaplandığını, ancak mahkemece gerekçesi açıklanmadan kamulaştırma bedelinin kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda belirlenen 1.990.272,79 TL olarak tespit edildiğini, müvekkili kuruma iade edilmesi gereken fazla yatırılan 351.121,90 TL kamulaştırma bedelinin iadesi yönünde hüküm kurulmadığını, taşınmazın kamulaştırılacak alanının 6.160,08 m² olması gerekirken hatalı olarak 6.160,09 m² yazıldığını, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik ve hukuk yönden eksik olduğunu, dava konusu taşınmazların arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, eski tarihli satışı olduğunu, dava konusu taşınmazlardan arta kalan alanların her türlü tasarruf için elverişli olduğunu, bu nedenle arta kalan ve yola cepheli hale gelen taşınmazlarda meydana gelen değer artışının hesap edilerek kamulaştırma bedelinden düşürülmesinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazlardan arta kalan alanlarda değer düşüklüğü olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim değerlerinin çok düşük olduğunu, davaya konu taşınmazların, emsal alınan taşınmazlara göre daha kıymetli taşınmazlar olmasına rağmen, bulunan değerleme oranının son derece düşük olduğunu, kamulaştırma kararı sonrası ifraz işlemlerinin ile kamulaştırılacak alanın tamamının arta kalan alan oluşturulmayacak şekilde ifraz edilmesinin müvekkilinin mal varlığında zarara neden olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflarınca sunulan emsallerin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda objektif kriterlerden uzaklaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu somut emsal kabul edilen .... Mahallesinde bulunan 1 56... parsel sayılı taşınmazın da dava konusu taşınmazların da kadastral parsel olduğu, her iki parselin de kadastral parsel olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı düşülmemesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların vergi rayiçlerinin doğru orantılı şekilde bedele yansıtıldığı, 1 48... parsel için 259,00 TL m², 1 60... parsel için 266,00 TL/m² olarak hesaplandığı, ancak mahkemece 1 60... parsel yönünden ilk kararda hükme esas alınan rapordaki 323,00 TL üzerinden hüküm kurulduğu, 1 48... parsel yönünden kamulaştırılan kısım sonrasında arta kalan kısımda taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu itibarıyla değer düşüklüğü oluşmayacağı yönündeki değerlendirmenin de yerinde olduğu, taşınmaz üzerindeki yapıların ve ağaçların bedelinin uygun hesaplandığı anlaşılmış, dava konusu taşınmazlara yakın konumda bulunan ... 1 60... parsel sayılı taşınmazla yapılan karşılaştırmada oluşan metrekare birim fiyatındaki farklılığın hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla irdelenerek, dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde Dairelerinin 2022/1207 Esas sayılı dosyasında dava konusu 1 48... parsel sayılı taşınmaz yönünden aynı değerlendirmeler ile 210,00 TL/m² birim fiyatının uygun bulunduğu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/12514 Esas ve 2024/4935 Karar sayılı kararı ile onandığı ve yine Dairelerinin 2022/1208 Esas sayılı dosyasında dava konusu 1 48... parsel sayılı taşınmaz için aynı emsal ile aynı değerlendirmeler ile aynı tarih için belirlenen 259,00 TL/m² birim fiyatın uygun görüldüğü ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/4335 Esas,2025/360 Karar sayılı kararı ile onandığı gözetildiğinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunda bildirdiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline ilk karar tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faize hükmedilmesinin gerektiğini, davacı idare tarafından dava konusu taşınmazlarda ilave kamulaştırma sahaları meydana getirildiğini, arta kalan kısımlarda değer düşüklüğü tartışmalarının sağlıklı yapılamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.