"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/422 Esas, 2025/53 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 1110 parsel (yeni ... Mahallesi 203 89... parsel) sayılı taşınmaz hakkında “Deniz Deşarj Hattı İrtifak Hakkı” nedeniyle 19.03.1998 tarihinde davacı idare tarafından kamu yararı kararı alındığını, 19.10.1999 tarihinde 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre şerh konulması için tapuya yazı yazıldığını, davacı idare tarafından kıymet takdir komisyonunca takdir edilen bedelin hak sahipleri adına 12.07.1999 tarihinde ... Şubesine bloke edilerek ödendiğini, kadastro yenilemesi ile ... Mahallesi ... 1110 parselin yeni 203 89... parsel olduğunu, konu ile ilgili olarak ... 1110 parsel sayılı taşınmazda irtifak hakkı tesisi yapılmadığından 31/b şerhinin devam ettiğini; ancak taşınmaz üzerinde irtifak hakkı kurulduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığını, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, ancak yapılan daimi irtifak hakkı kamulaştırmasına ilişkin olarak tapu kaydına irtifak hakkı kamulaştırması şerhi düşülmediğini, daimi irtifak hakkının ... ili, ... ilçesi, ... Mevkii ... ... 1110 parsel, yenisi 203 89... parsel olan dava konusu taşınmazın tapu kaydına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuş sermayesinin tamamı devlete ait 4046 sayılı Kanun kapsamına alınmış bir kamu kuruluşu olduğunu, %49 hissesinin 2016 yılında Türkiye Varlık Fonuna devredildiğini, davacı idare tarafından 2942 sayılı Kanun'daki usullere riayet etmeden bu davanın açıldığını, 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine göre "Kamu tüzel kişilerinin ve kurumlarının sahip oldukları taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakları diğer bir kamu tüzel kişisi veya kurumu tarafından kamulaştırılamaz." hükmü bulunduğunu, davacı idare tarafından taşınmazın değeri tespit edilerek ödeyeceği bedeli belirtip mal sahibi idareye başvurması, mal sahibi idare tarafından devre muvafakat verilmez veya 60 gün içinde cevap verilmez ise Danıştay’ın ilgili dairesine başvurulması gerektiğini, taraflar bedelde anlaşamadıkları takdirde ise davacı idarece mahkemeye başvurularak bedelin tespitinin isteneceğini, bu hükmün özel dava şartı niteliğinde olduğunu, davacı idare tarafından kanun hükümleri yerine getirilmeksizin açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar ilgili Danıştay Dairesi tarafından çözümleneceğinden davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 30.11.2022 tarihli ve 2021/1595 Esas, 2022/2673 Karar sayılı kararı ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 1110 parsel (yeni ... Mahallesi 203 89... parsel) sayılı taşınmazın 19.03.1998 tarihinde atık su deşarj hattı olarak kamulaştırılmasına karar verildiği, davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporu ile 7,00 m² için belirlenen bedelin bankaya bloke edildiği ve ... 2. Noterliğinin 03.09.1999 tarihli ve 0 ... yevmiye numaralı kamulaştırma evraklarının tebliğine ilişkin evrakın 17.09.1999 tarihinde usulüne uygun olarak davalı Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketinin Hukuk Başmüşavirliğine tebliğ edildiği anlaşıldığından 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesinin şartları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kamulaştırma işleminin başlangıcında uygulanacak olan 2942 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir idareye ait başka bir idareye devri 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenmiş olup 30 uncu maddedeki şartlar yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Buna karşın; kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede hükme esas alınan 11.12.2024 tarihli fen bilirkişi raporunda ... ... Mahallesi 1110 parsel sayılı taşınmazda tesis edilecek 7,00 m² irtifak hakkının yenileme sonucu oluşan ... Mahallesi 203 89... parsel sayılı taşınmazda 7,07 m²’ye tekabül ettiği tespit edilmekle 7,07 m² için irtifak tesisine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde 7,00 m² için hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (1) numaralı bendindeki “7,00 m²” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “7,07 m²” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.