"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1744 Esas, 2025/418 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/633 Esas, 2023/685 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 1069 parsel sayılı taşınmazda hissesi oranında malik olduğunu, taşınmaza davalı kurumlar tarafından fiilen el atıldığını, taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırma işlemleri yapılmadan davalılar adına tescil edilmiş olduğunu, buna rağmen herhangi bir bedel ödenmediğini ve müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet ve zamanaşımı yönünden usulden reddine, Mahkemenin esasa girmesi durumunda ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet ve zamanaşımı yönünden usulden reddine, Mahkemenin esasa girmesi durumunda ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı mirasçılarının davacı sıfatıyla gerekçeli karara eklenmesi gerektiğini, dava dışı ...’in davacı olarak eklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına yönelik her hangi bir işleminin olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırma bedelinin neye göre belirlendiği hususunda yeterli ve gerekli araştırmanın yapılmadığını, dava konusu taşınmazın bedelinin dava tarihine göre belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 3, Mülga 31.08.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazlar ile ilgili olarak uygulanacağından, dava konusu taşınmazın tescilinin ise mülga 16 ncı ve 17 nci maddelere dayanmadığı anlaşıldığından somut olayda Ek Madde 3’ün uygulama yeri bulunmadığı da gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan davada 2012 Mayıs itibarıyla kadastro parseli arsa olarak tespit edilen 420,00 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2018/913 Esas, 2018/1388 Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu ve Dairelerinin kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2018/9614 Esas, 2019/19775 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği de dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri dikkate alınıp arsa olarak emsal mukayesesi yapılarak dava tarihindeki değerine göre bedeline hükmedilmesi ile davalı ... Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine ve ... aleyhine açılan davanın sıfat yokluğundan reddine dair kararda Mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde bulunmamış, davacı ...’nun 06.11.2022 tarihinde yargılama sırasında vefat ettiği, veraset ilâmının sunulduğu, mirasçıları ... ..., ..., ... ..., ... ve ...’nun vekâletnamesi sunularak davacı olarak davaya devam ettikleri, ancak gerekçeli kararda adları davacı olarak yazılmayıp bunun yerine muris ... ile birlikte ... mirasçısı olmakla birlikte davacı sıfatı bulunmayan ...’in davacı olarak yazılması hatalı ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak gerekçeli karar başlığının düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetin müvekkili idareye yönlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.