"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/566 Esas, 2025/1195 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/868 Esas, 2023/617 Karar
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murisin hissedar olduğu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 4 36... ve 5 parsel, 4 37... parsel ile ... Mahallesi 4 87... parsel, 4 87... , 3 ve 4 parsel, 3 90... parsel, 5 04... parsel ve 5 10... parsel sayılı taşınmazlarda yapılan şuyulandırma işlemi sonrası, bedele dönüştürülen davacılar payına davalı idarece takdir edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranında artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu ada ve parsellerdeki davacılara ait hisselerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi ile 2981/3290 sayılı Kanun'un 10/c maddelerine göre yapılan parselasyon planlarının müvekkili Belediye Encümeninin 08.10.1991 tarihli ve 71/460 sayılı kararı ve 31.05.1991 tarihli ve 36/244 sayılı kararı ile kabul edildiğini, dava konusu parseller üzerindeki ipoteklerin ipotek alacaklısı tarafından tapu kütüğünden terkin edilerek ipotek terkin belgeleri müvekkili Belediyeye ibraz edilmediğinden herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bu sebeple dava konusu imar uygulamasında imar mevzuatına herhangi bir aykırılık veya olumsuzluk bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı, derdestlik ve husumet itirazlarını tekrarladıklarını, dava konusu parseller üzerindeki ipoteklerin ipotek alacaklısı tarafından tapu kütüğünden terkin edilerek terkin belgelerinin müvekkili Belediyeye ibraz edilmediğinden herhangi bir ödemenin yapılmadığını tespit ettiklerini, bu sebeple dava konusu imar uygulamasında imar mevzuatına herhangi bir aykırılık ve olumsuzluk bulunmadığını, davacıların davasının açıkça hakkın kötüye kullanılması kapsamında olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesine açıkça aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 2981 sayılı İmar Kanunu'na göre Gölbaşı Merkez kadastro 2, 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarda 08.10.1991 tarihli ve 71/460 sayılı Gölbaşı Belediye Encümen kararı ile yapılan imar uygulaması sonucunda oluştuğunu, imar dağıtım cetvelleri ve fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlarda düzenleme ortaklık payı da kesilmek suretiyle kalan davacılar murisi adına kayıtlı payların davalı idare adına tescil edildiği, davacılar murisi lehine payı karşılığında ipotek tesis edildiği ve sonrasında ipotekle yükümlü olarak dava dışı şahıslara satıldığı, bu imar uygulamasının dayanağı olan Mülga Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığınca 17.05.1991 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının Ankara 4. İdare Mahkemesince iptal edilmesi üzerine Gölbaşı Belediye Encümeninin 03.12.2013 tarihli ve 91/504 sayılı kararı ve Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 09.01.2014 tarihli ve 73/91 sayılı kararı ile onaylı imar planının tapuya 24.03.2014 tarihli ve 4664 yevmiye no ile tescil edilmek suretiyle güncel tapu kayıtlarının oluştuğu, davalı idare husumet itirazında bulunmuş ise de taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın alan malik ipotek bedelinin ilk tutarı ile sınırlı sorumlu olduğundan artırılan bedelden tapu malikinin değil davacı idarenin sorumlu olduğu anlaşıldığından ve davacılar murisi veya davacılara yapılan ödeme bulunmadığından Mahkemece idare mahkemesinin iptal kararından sonra yapılan son imar uygulaması nazara alınarak 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 12 nci maddesi gereğince tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenmesi suretiyle, Dairelerinin 2022/2689 Esas sayılı dosyasında Mart 2014 itibarıyla ... Mahallesinde bulunan 487/7, 487/8, 487/9, 390/18, 504/17, 510/10 parsellerin değerinin 620,00 TL/m², ... Mahallesinde bulunan 437/14, 436/9, 436/10 parsellerin değerinin 810,00 TL/m² olarak tespit edildiği de gözetildiğinde bu değerlerle uyumlu değer biçilerek bedele hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleri ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlara 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddesi uyarınca Mahkemece idare mahkemesinin iptal kararından sonra yapılan ve 24.03.2014 tarihinde tapuya tescil edilen imar uygulaması nazara alınarak uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp tespit edilen bedelin TÜİK tarafından açıklanan Yİ-ÜFE tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.