Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7347 E. 2026/1448 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1243 Esas, 2025/493 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/368 Esas, 2024/16 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılardan ..., ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı idare vekilinin davacılardan ..., ... ve ... yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Diğer davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilinin temyiz dilekçesi ile davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 3794 parsel sayılı taşınmaza ilişkin acele el koyma kararı verilerek Kocaeli 4.Aliye Hukuk Mahkemesinin 2017/89 D.iş sayılı dosyası ile bedel tespit edildiğini, ancak tescile yönelik dava açılmadığını, dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığından taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının kamulaştırıldığını, acele el koyma bedelinin depo edildiğini, öncelikle derdestlik itirazlarının kabulüne, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının bölge rayiçlerinin çok çok altında olup, emsal kamulaştırmalarla aşırı bir oransızlık yaratarak müvekkillerinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, emsal olarak sunulan ve bilirkişi raporuna itirazlarında da yer verilen dava konusu parsele çok yakın yaklaşık 200-300 metre mesafede ve aynı yol üzerinde bulunan taşınmazlarda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak bir kavşağa ilişkin kamulaştırma uzlaşma görüşmelerinde, idarenin teklif ettiği rayiçlerin 14.000 - 16.000 TL civarlarında olduğunu, bölgede daha yüksek emsal satışlar ve kararlar olmasına rağmen tespit edilen 4.290,00 TL/m² bedelin gerçeklikten uzak kaldığından bahisle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi doğru değil ise de emsal alınan taşınmazın satış tarihinin eski olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, emsalin uzak, farklı mahalleden ve küçük yüzölçümlü olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) ve Yargıtay kararları uyarınca, dava konusu taşınmazın özellikleri, bulunduğu konumu gibi özelliklerinin, emsal alınan taşınmazın üstün ve eksik yönleri kıyaslanarak değer tespitinin gerektiğini, kararın tescil/terkin bakımından kesin olduğunu ve bu hususun gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 nci ve 12 nci Maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın kadastral parsel olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmamasının yerinde olduğu, yapılan mukayese sonucunda Kasım/2022 tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının taşınmazın özelliklerine uygun olduğu(aynı bölgeden Dairemize yansıyan dosyalardaki metrekare fiyatları karşılaştırıldığında örneğin; Dairenin 2021/631 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza yakın vaziyette bulunan ... 4230 parsel sayılı taşınmaza ilişkin belirlenen 897,37 TL m² birim değeri üzerinden verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/14430 Esas ve 2022/7086 Karar Sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, yine dava konusu taşınmaza yakın vaziyette bulunan ... 4366 parsel sayılı taşınmaza ilişkin belirlenen 1027,00 TL m² birim değeri üzerinden verilen kararın Yargıtay 5 Hukuk Dairesi 2022/699 Esas ve 2022/10061 Karar Sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, yine dava konusu taşınmaza yakın vaziyette bulunan ... 4229 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 2018 yılı için belirlenen 1.381,00 TL/m² birim değerinin Dairenin 2021/1350 Esas sayılı dosyasında uygun bulunduğu), Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama sisteminden yapılan incelemede taşınmazın konumu ve özellikleri, somut emsale nazaran mesafesi ve özellikleri karşılaştırıldığında istinafa konu itirazların yerinde olmadığı, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların bedellerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine uygun olduğu, ağaçların ise maktu ağaç cetveli ile uyumlu olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ve müvekkili kurumun harçtan muaf olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince kurum aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A.Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ... ve ... Paylarına İlişkin Temyizleri Yönünden;

Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davacılar vekilinin ve Davalı İdare Vekillerinin Davacılar ..., ... ve ... Payına İlişkin Temyizi Yönünden;

Davacılar ve davalı idare vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§