Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7246 E. 2026/1659 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/486 Esas, 2025/232 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/263 Esas, 2022/776 Karar

Taraflar arasındaki tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekilleri ile davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekilleri dava dilekçesinde özetle; ...'in ... ili, ... Mahallesinde kain ve tapunun 06.01.1981 tarihli ve 20 yevmiye 1 cilt 7 sayfa 1 sıra no.da kayıtlı tapunun kayden maliki olduğunu, ...'in ... ili, ... Mahallesinde kain ve tapunun 06.01.1981 tarihli ve 1 cilt 7 sayfa 2 sıra no. da kayıtlı tapunun kayden maliki olduğunu, ... ve ...'in kayden tapu malikleri olduğu ve adı geçen tapuların başka revizyon görmediği gittilerinin ... 229 parsel olduğunu, davacılardan ...'in ... 6. Noterliğinin 17.05.1991 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme biçiminde imar ihya ve zilyetlik devir sözleşmesi ile o tarihte tapusuz olduğu zannedilen ve zilyet durumundaki ...'den 29.000 m²lik bölümün zilyetliğini bedelini ödeyerek devir aldığını ve kullanmaya başladığını, daha sonra, yerin tapulu olduğu anlaşılınca davacılardan ...'in zaten zilyetliğinde olan yeri kapsar şekilde ... ili, ... Mahallesinde kain ve tapunun 06.01.1981 tarihli ve 20 yevmiye 1 cilt 7 sayfa 1 sıra no.da kayıtlı tapunun kayden maliki ... hissesinin 25.000 m²yi ... 1. Noteriliği'nin 10.06.1993 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme biçiminde gayrimenkul satış vaadi ve ferağ vekaletnamesi ile bedelini ödeyerek satın aldığını, aynı sözleşme ile diğer davacı ...'ın da ... ... Mahallesinde kain ve tapunun 06.01.1981 tarihli ve 1 cilt 7 sayfa 2 sıra no. da kayıtlı tapunun kayden maliki diğer satıcının kardeşi ...'in 25.000 m²lik hissesini satın aldığını ve kullanmaya başladığını, Gayrimenkul Satış Vaadi ve Ferağ vekaletnamesi verilmesine rağmen adı geçen parselle ilgili dava açıldığı için tapuda devir yapılamadığını, ... ve ...'in vefat ettiğini, varislerinin murislerinin söz konusu taşınmazları daha evvel diğer davacılara sattıkları ve tapuda devrinin verilmesinin mümkün olamaması ve satış bedelinin zamana uyarlanarak ödeme imkanlarının olmaması nedeniyle aralarında çekişmenin mevcut olduğunu, bu çekişmenin giderilmesi için uzlaşmak üzere satış vaadi tehtarları tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) Madde 35/A hükmüne göre uzlaşma önerisi getirildiğini ve karşı tarafta uzlaşma konusunda müzakerede bulunmayı kabul ettiğini ve taraflar arasında Ek-6 uzlaşma dosyasındaki uzlaşma tutanağını düzenlediklerini, bu uzlaşma tutanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 38 inci maddesi uyarınca ilam hükmünde olduğunu, ... ve ...'in varisleri yönünden tapu kaydına dayanarak, diğer davacılar yönünden sunulan uzlaşma belgeleri nedeniyle alacak ve dava konusunun devri muvacehesinde bu davanın açıldığını, uğradıkları zararın ilgili davanın kesinleşme tarihi olan 01.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacılar ... ve ...'in tapu kaydına güvenerek taşınmazı alan iyiniyetli üçüncü kişiler olduğunu, davacıların tapu kaydında malik olarak gözüken ...’in ... ili, ... Mahallesinde kain ve tapunun 06.01.1981 tarihli ve 20 yevmiye 1 Cilt 7 Sayfa 1 sıra no. da kayıtlı dava konusu taşınmazın kayden maliki olduğunu, ...’in ise ... ili, ... Mahallesinde kain ve tapunun 06.01.1981 tarihli ve 1 Cilt 7 sayfa 2 Sıra no.da kayıtlı dava konusu taşınmazın kayden maliki olduğunun dosya içeriğine göre ve gerekçeli karardaki değerlendirmeye göre sabit olduğunu, adı geçen tapuların revizyon görmediği son gittilerinin ... 229 parsel olduğunun da tapu kayıtları ve gerekçeli kararda mahkemenin kabulünde olduğunu, bilirkişilerin tespit ettiği kıymet üzerinden harç ikmal edildiğini, davacıların yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişilerden olmadığını, bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir

2. Davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer davacılar ... ve ...'ın söz konusu taşınmazları Satış Vaadi Sözleşmesi ile edinen kişiler olup, bu hususa ilişkin noterce tanzim edilen sözleşmelerin dosyada mevcut olduğunu, davacılar ile diğer davacılar ... ve ... arasında 1136 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin A bendi hükmüne göre dosyada mevcut uzlaşma tutanağını düzenlediklerini, bu uzlaşma tutanağının 2004 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi uyarınca ilam hükmünde olduğunu, davacılar yönünden tapu kaydına dayanarak, diğer davacılar yönünden ilam niteliğine haiz uzlaşma belgeleri nedeniyle alacak ve dava konusunun devri muvacehesinde bu davanın açıldığını, mahkeme tarafından emsal yargı kararları uyarınca tapu memurunun kusurundan bahsedilemeyeceğinden bahisle bu davanın reddedildiğini, gerekçeli kararda emsal gösterilen kararlar ile davalarının aynı niteliklere haiz olmadığını, ... ve ...'e bahse konu taşınmazlara karşılık tapulu taşınmaz verilmediğini, Kadastro Komisyonu kararı ile bu taşınmazın bedel ödenmeksizin tapu malikinden alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ret kararına ve gerekçesine bir diyecekleri olmadığını, ancak kararda harcın iadesine hükmedildiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını daha sonra davacıların bedel artırımı yoluna gittiklerini, bu durumda artırılan miktar üzerinden harcın tamamlattırılmasının doğru olduğunu ve sonradan iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, aynı şekilde, davalı Hazine lehine ıslah edilen tutar üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ücrete hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin aynı taşınmaz yönünden verdiği 10.05.2018 tarihli ve 2016/10080 Esas, 2018/1754 Karar; 10.05.2018 tarihli ve 2016/7915 Esas, 2018/3621 Karar; 13.03.2018 tarihli ve 2017/6530 Esas, 1749 Karar; 01.03.2018 tarihli ve 2017/6272 Esas, 2018/1625 Karar; 15.02.2018 tarihli ve 2017/7369 Esas, 2018/1036 Karar sayılı emsal kararları nazara alınarak taşınmazlara dayanak eski tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli olduğu halde buna itibar edilmeden ... Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına göre miktarının çok üzerinde yüzölçümleri belirlenerek izaley-i şuyu davası sonucunda satış yapıldığı ve buna göre tapuda infaz yapıldığı, bu davanın yüzölçümün arttırılması davası olmadığı, yapılan kadastro çalışmasında 5 90... parsel sayısında tesbit gördüğü, vaki itiraz üzerine tesbite dayanak alınan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu ve tapu miktarı kadar kısmın başka parsellerde tapu maliklari adına tesbit ve tescil edildiği kabul edilmek suretiyle hazine adına tesciine karar verildiği ve hükmün derecattan geçerek kesinleştiği, hal böyle olunca tapu memurunun kusurundan bahsedilemeyeceğine göre İlk Derece Mahkemesince açılan davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, vekâlet ücreti yönünden yapılan incelemede, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 üncü maddesine göre maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi halinde avukatlık ücretinin maktuen belirleneceği bildirildiğinden davalı Hazinenin bu yöne ilişkin istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

2. Davacılar ... vd. temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§