Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7156 E. 2026/1440 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2119 Esas, 2025/502 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/212 Esas, 2024/106 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi 1 ada 140 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadan fiilen el atıldığını belirterek belirlenecek bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda taşınmazın tamamına yol, cami müştemilatı, kaldırım ve refüj olarak el atıldığı arta kalan kısım bulunmadığı belirtilmiş ise de toprak zemin olan (D) alanında fiili bir işgalin olmadığının açıkça görüldüğünü, ayrıca bilirkişinin raporuna dayanak yaptığı hava fotoğraflarında açıkça görüldüğü üzere 1982 öncesinde fiili olarak yolun yapıldığının açıkça görüldüğünü, taşınmaza herhangi bir el atmalarının bulunmadığını, bilirkişi raporunda ... Sokağa 1982 yılı öncesi el atıldığının belirtildiğini bu durumda uzlaşma usulünün dava şartı olduğunu, davadan önce uzlaşma talebinde bulunulmadığını, bu nedenle davanını reddi gerektiğini, cami ve müştemilatı yapma görevinin ... İşleri Başkanlığının dolayısıyla Maliye Hazinesinin yetki, görev ve sorumluluğunda olduğunu, belediyelerince yapılan mevcut fiili durum karşısında cami alanı olarak 1/5000’lik ve 1/1000’lik planlara işlendiğini, belediyelerinin davacıya ait taşınmaza hiçbir şekilde cami yapmak suretiyle el atmadığını, davacının taşınmazın satışı sırasında taşınmazdan yol geçtiğinin alıcı ve satıcı tarafından bilinmesi nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda taşınmazın kadastral parsel olup olmadığının incelenmediğini, belirlenen bedelin fahiş olduğunu ve nispi harç ile vekâlet ücreti uygulanmasının yerinde bulunmadığını, el atmanın gerçekleştiği tarih itibarıyla değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, 5216 sayılı Kanun'un Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin görev ve sorumluluk karar başlığını taşıyan 7 nci maddesi uyarınca "mabedlerin" yapım, bakım ve onarım görevi belediyelere ait olduğundan, dava konusu taşınmaz üzerindeki cami müştemilatının belediye tarafından yapılmamış olsa bile husumetten belediyenin sorumlu olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan ana artere bitişik konumda olmayan taşınmaz için müştemilat ve yol olarak el atılmasından davalı ilçe belediyesinin sorumlu bulunduğu, husumete ilişkin değerlendirmede isabetsizlik görülmediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre el atmanın 1983 yılından sonra yapıldığı anlaşılmakla uzlaşmanın dava şartı olmadığı gibi el atma tarihine göre nispi harç ve nispi ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve taşınmazın tamamının imar planındaki konumuna ve proje bütünlüğü ilkesine göre de taşınmazın tamamının bedeline hükmedilmesinin yerinde olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§