Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7099 E. 2026/1422 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/275 Esas, 2025/565 Karar

KARAR : Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/591 Esas, 2024/472 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 16 48... parsel sayılı taşınmazın orman tahdit alanı içinde bulunması nedeniyle Maliye Hazinesi tarafından müvekkiller aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda müvekkiller ile murisleri adına olan tapu kaydının iptali ile orman olarak terkinine karar verildiğinden uğramış olduğu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğundan özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması ve 30.000,00 TL olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş bu davada haksız fiil zamanaşımı süresi geçerli olduğundan somut olayda bu sürenin geçmiş olduğunu ve zaman aşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, husumetin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddedeki özel sorumluluk halinin somut olaya uygulanamayacağı, müvekkili idare lehine hiçbir şekilde aleyhe yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 1995/11 88... /929 Karar sayılı davası ile iptal edilerek orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, kararın 25.11.1997 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 13.02.1998 tarihinde de hükmen Maliye Hazinesi adına tapuda tescil edildiği, eldeki davanın ise 28.11.2023 tarihinde açıldığı, davanın 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığı gibi makul süre içinde açıldığının kabulü mümkün olmadığından ve davalı ... vekilinin süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşıldığından tazminat istemli davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu zararın zamanaşımına uğramadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)

371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Bursa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 16 48... parsel sayılı taşınmazın (ifraz öncesi 16 48... parsel) davacılar murisleri adına 1963 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tescil edildiği, Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 1995/11 88... /929 Karar sayılı davası ile iptal edilerek orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, kararın 25.11.1997 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 13.02.1998 tarihinde de hükmen Maliye Hazinesi adına tapuda tescil edildiği, eldeki davanın ise 28.11.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında, mülkiyet kaybının kesinleştiği tarihten itibaren 6098 sayılı Kanun’un 146 ncı maddesine (eski 125 inci md.) göre 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içinde dava açılması gerekmektedir. Diğer yandan Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 Başvuru No.lu 25.07.2017 tarihli, 29.09.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Yaşar Çoban kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararı nazara alındığında; Hukuk Genel Kurulu kararı ile 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi ile düzenlenen tazminat için hukuk yolu etkili hale gelmiştir.

4. Buna göre, yukarıda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 Başvuru No.lu, 25.07.2017 tarihli kararı nazara alındığında, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesini etkili hâle getiren Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli kararından sonra davanın makul süre içinde açılması gerekmektedir. Eldeki dava 28.11.2023 tarihinde açılmış olup, makul süre içinde açıldığının kabulü mümkün olmadığından ve davalı ... vekili süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşıldığından tazminat istemli davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§