"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/431 Esas, 2025/98 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği tazminat kalemlerinin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/186 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2022 tarihli ve 2020/1706 Esas, 2022/2709 Karar sayılı kararı ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2022 tarihli ve 2020/1706 Esas, 2022/2709 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; emsal olarak incelenen ... Mahallesi 61 91... parsel sayılı taşınmaz 28.05.2013 tarihli resmi senet ile 1/3 hissesi 90.333,33 TL’ye satıldığı halde bilirkişi raporunda gerekçesi açıklanmadan taşınmazın tamamının 470.000,00 TL’ye satıldığının kabulü ile değer biçilmesi doğru olmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmaz ile emsal olarak incelenen ... Mahallesi 61 91... parsel sayılı taşınmaz eşit değerde kabul edilip belirlenen metrekare birim bedelinden, emsal taşınmazın satış tarihi itibarıyla imar parseli, dava konusu taşınmazın ise dava tarihi itibarıyla kadastro parseli olduğunun kabulü ile %40 oranında düzenleme ortaklık payı kesilerek Şubat 2019 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatı 1.207,72 TL olarak belirlendiği hâlde; Dairemizin 2020/1326 Esas, 2021/139 Karar sayılı kararı ile incelenerek denetimden geçen dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/213 Esas, 2018/203 Karar sayılı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında farklı emsal esas alınarak Nisan 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim bedelinin 617,50 TL olarak belirlendiği, Dairemizin 2018/1557 Esas, 2019/13135 Karar sayılı kararı ile incelenerek denetimden geçen dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/6 Esas, 2017/152 Karar sayılı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi 61 91... parsel sayılı taşınmaz emsal alınarak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan %20 oranında daha değersiz olduğunun kabulü ile belirlenen metrekare birim bedelinden, emsal taşınmazın satış tarihi itibarıyla imar parseli, dava konusu taşınmazın ise dava tarihi itibarıyla kadastro parseli olduğunun kabulü ile %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesilerek Ocak 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 617,50 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından; bu bedellerden ayrılma nedenlerine ilişkin alınan ek raporların yetersiz gerekçeye dayanması ve aynı taşınmaz hakkında farklı paydaşlar tarafından açılan davalarda aynı taşınmaz emsal olarak esas alındığı hâlde kesilen düzenleme ortaklık payı ile dava konusu taşınmazın emsale göre değer oranları yönünden farklı değerlendirme yapılması nedeniyle rapor inandırıcı görülmemiş olup yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak ve aynı taşınmazın farklı paydaşları tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında belirlenen metrekare birim fiyatlarından ayrılma nedenlerini de açıklayacak şekilde alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;belirlenen bedelin yüksek olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve davalı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ile taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek tazminata hükmedilmesi yerindedir.
4. Buna karşın; imar planında kısmen yol, kısmen park alanında kalan dava konusu taşınmazın tamamının yol olarak terkinine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendindeki “TESCİLİNE” kelimesinden sonra gelen kısım hükümden çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.