"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/297 Esas, 2025/348 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/72 Esas, 2024/554 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 42... parsel sayılı taşınmazın 1/2 paylı maliki olduğunu, müvekkili ile diğer paydaşın inşaat ruhsatı almak için davalı ... Başkanlığına başvurduklarını, toplam alanı 290 m² olan taşınmazdan 27,16 m²lik kısmın yola terkin edilmesi gerektiği, aksi hâlde, inşaat ruhsatının kendilerine verilemeyeceğinin bildirildiğini, davalı idarenin inşaat ruhsatı verme konusundaki yetki ve otoritesi karşında yoğun baskı altında kalmak suretiyle terke mecbur bırakıldıklarını, bu işlemin geçersiz olduğunu, davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın taşınmaza yola terk suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkilinin fiilen el atmadığını, husumetin fiilen atan idareye yöneltilmesi gerektiğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, taşınmaz imar uygulamasına tabi tutulduğunda %40'ının bedelsiz olarak kamuya terk edileceği açık olduğuna göre el atıldığı iddia edilen kısmın alanı itibarıyla bu kapsamda kaldığı kabul edilerek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça taşınmaza fiili veya hukuki olarak el atılmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer 1/2 payın sahibi ...’in inşaat ruhsatı alabilmek için ... Belediye Başkanlığına başvurduklarında toplam alanı 290 m² olan dava konusu taşınmazdan 27,16 m²lik kısmının yola terk edilmesi gerektiği, yola terkin gerçekleşmemesi halinde inşaat ruhsatının verilmeyeceğinin bildirildiğini, diğer paydaş ...’in davalı belediyenin inşaat ruhsatı vermek hususundaki otoritesi karşında kendisini yoğun baskı altında hissettiği için terke mecbur bırakıldığını, davalı idarenin cevap dilekçesi ekinde sunduğu taahhütnamenin ...’e ait olup, kendi müvekkiline ait olmadığını, söz konusu taahhütname ve yapılan işlemin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ve hukuka aykırı olduğunu, bu tür bir uygulamanın kanuni bir temelinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazda sözü edilen miktar düzeltmesi işlemi ile 5,80 m²lik azalmaya sebebiyet verildiğini, bu durumun kendilerince bilirkişi raporu ile öğrenildiğini, böylece toplam 27,16 m²lik kısma el atıldığını, arsanın şekil ve işlevine olumsuz etki edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "İmar mevzuatı uygulanan veya özel parselasyon yapılan yerler" başlıklı 35 inci maddesinde "İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez." hükmünün düzenlendiği, belirtilen nedenle İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.