Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6788 E. 2026/64 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2695 Esas, 2025/456 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/368 Esas, 2023/221 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 1 48... (ifrazen 1 48... ve 200) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, taşınmazın İzmit ilçesinde merkezi bir konumda olduğunu, çevresinin geliştiğini ve gelişmeye devam ettiğini, taşınmazın vasfının tespit edilmesi gerektiğini, arta kalan kısımında oluşacak değer kaybının bilirkişi incelemesinde dikkate alınması gerektiğini belirterek belirlenecek bedelin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, yargılamanın uzamasına müvekkili kurumun sebebiyet vermediğini, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, karara dayanak olan bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal olarak alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın metrekare değeri belirlenirken objektif kriterlerin dikkate alınmaksızın soyut değerlendirmelerde bulunulduğunu, taşınmazın tamamının kamulaştırılmadığını, arta kalan kısmın her türlü tasarrufa elverişli olması ve yola kavuşması nedeniyle değerinde meydana gelen değer artışının hesaplanarak kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfına olup belirlenen 402,00 TL/m² bedel miktarının çok düşük olduğunu, arta kalan kısmın biçimsizliği ve şekil bozukluğu sebebiyle taşınmazın kullanımının kısıtlandığının açık olduğunu, arta kalan kısım için değer düşüklüğü bedelinin az hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflarınca sunulan emsallere ilişkin olarak hiçbir inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunda objektif kriterlerden uzaklaşıldığını, emsal seçiminin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan ağaç ve yapıya ilişkin bedel tespitlerinin çok düşük hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde dava konusu ve emsal taşınmazı kıyaslamak suretiyle 11.11.2020 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatı 402,00 TL olarak belirlendiği, tespit edilen bedelin Dairenin 2020/1796 Esas sayılı dosyasına yansıyan 1 40... parsel sayılı taşınmaz için 26.10.2018 tarihi itibarıyla belirlenen 333,00 TL/m² birim fiyatına kıyasen davacı idare vekili tarafından itiraz edildiği gibi yüksek olmadığının anlaşıldığı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki ağaçlara 2020 yılı maktu ağaç cetvelinde gösterilen değerler doğrultusunda bedel takdir edildiği, yine dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıların niteliği, yüzölçümü, yapı grubu bakımından yapının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan ve değerlendirme tarihi olan 2020 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre yapı sınıfları, bu yapı sınıflarına uygun birim fiyatları ve yaşlarına uygun yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde ve yine kamulaştırmadan arta kalan 1 48... parselin yüzölçümü, geometrik şekli ve imar durumuna göre %50 değer düşüklüğü uygulanmasında da herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunda bildirdiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§