Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6732 E. 2026/1411 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2021 Esas, 2025/1116 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/394 Esas, 2023/159 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi 644 77... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın herhangi bir kurum yada kuruluşa tahsis edilmediğini, malikleri tarafından tasarruf edilebilecek durumda olduğunu, davacı hissesinin 10 37... parselden geldiğini, öncesinde aynı parsel için açılan davanın kabulüne dair kararın Yargıtay 5.Hukuk Dairesince yargı yolu nedeniyle bozulduğunu ve mahkemesince görevsizlik kararı verildiğini, ancak davacının bedele yönelik ilk kararı icraya koyduğunu, Ankara 20.lcra Müdürlüğünün 2013/201-202 sayılı dosyasından çekilen paranın iadesi için 03.06.2022 tarih ve 498862 sayılı yazı ile olur alınarak gerekli işlemlerin başlatıldığını, fiilen el atmanın olmadığını, raporun yetersiz olduğunu ve taşınmazın rayiç değerlerinin çok üzerinde bedel belirlendiğini, bölgede oluşan rayiç bedellerin dikkate alınmadığını ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve bu plan kapsamında hazırlanan ... nolu parselasyon planı kapsamında “Lojistik Ticari Destek Tesisleri Alanı” olarak ayrıldığı, davacının öncesinde malik hissedarı olduğu 1037 parsel sayılı taşınmazdaki 807 metrekare hissesinden düzenleme ortaklık payı kesilmek suretiyle 484,58 m²’sinin, 1038 parsel sayılı taşınmazdaki 47.29 metrekare hissesinden düzenleme ortaklık payı kesilmek suretiyle 28.37 metrekare'sinin parselasyon planı kapsamında dava konusu 644 77... parsele şuyulandırılarak toplamda 512.95 m² olarak tescil edildiği, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile idare adına tesciline dair kararda usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gibi davacı tarafından kadastral 10 37... parsel sayılı taşınmazlar yönünden açmış olduğu davada ilk karar uyarınca hüküm altına alınan 209.983,80 TL bedel yönünden Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2013/201-202 sayılı dosyasında icra takibine geçildiği ve tahsilatın yapıldığı, bunun için idarelerince ödenen bedelin iadesi için olur alınarak işlemlerin başlatıldığı davalı idare vekili tarafından iddia edilmesi üzerine Dairece yapılan değerlendirmede, hüküm altına alınan bedelin tamamının tahsil edilmiş olduğundan bahsedilemeyeceği, iş bu eldeki kararın kesinleşmesi halinde taraflarca bu hususun ödeme sırasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2 Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§