Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6637 E. 2026/68 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/263 Esas, 2025/666 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Güroymak Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/27 Esas, 2024/357 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ..... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 1 97... /A parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, fiilen el atıldığını, bu nedenle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, uzlaşma dava şartının gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazın ....Yolu (Km: 41+200-68+745) arasında ..... İl İdare Heyetinden alınan 27.07.1954 tarihli ve 153 sayılı İdare Heyeti Kararına dayanılarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma İşlemlerinin 24 Teşrinsani 1295 Sayılı İstimlak Kararnamesi hükümlerine göre Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü (Diyarbakır) tarafından yapıldığını, 50 m genişliğindeki kamulaştırma sahalarında kalan parseller için istimlak kararnamesi hükümlerine göre kıymet takdirleri yapıldığını, takdir edilen bedellerin ..... Belediyesi tarafından mahallinde ilan edildiğini ve mahalli gazete ile ilanın yapıldığının duyurulduğunu, ancak kadastro tarafından tescilleri yapılan taşınmaz malların yol koridoru içerisinde kalan kısımlarının yola terkinin yapılmadığını, ayrıca hava fotoğraflarından da görüleceği üzere söz konusu taşınmazın bulunduğu kesimdeki yolun 1956 yılı öncesinde yapıldığından 05.01.1961 tarihli ve 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkındaki Kanun hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacının dava konusu .... Mahallesi 1 97... /A parsel sayılı taşınmaza davalı kurum tarafından fiilen el atmak sureti ile ...Karayolunun oluşturulduğu iddiası ile tazminat talebinde bulunulmuş ise de yerinde fen bilirkişisi tarafından yapılan ölçümler neticesinde .....-Muş Karayolunun fiilen dava konusu taşınmaza isabet etmediğinin tespit edildiği, taşınmazın kamulaştırma planında yer alıyor olmasının fiili el atma olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla kamulaştırmasız el atma olgusu bulunmadığı ve kamulaştırmasız el atmadan bahsedilebilmesi için el atmanın kalıcı olması ve sahiplenme kastının bulunması gerektiği, (Yargıtay 5. H.D. 2016/4353 Esas, 2016/8149 Karar) dava konusu taşınmazda fiili ve kalıcı bir el atma söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından hukuki ve fiili el atmanın bulunduğunu, dava konusu taşınmazın halen anayol kaldırımı olarak kullanıldığını, davacının tasarruf yetkisinin kısıtlandığını, dava konusu taşınmazın ... Planında karayolu hattında kaldığını, İmar Planında yol alanında kaldığını, davacının mülkiyet hakkının özüne dokunulduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tespit edilen bedelin düşük belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kök parselinin 49 parsel olduğu, ifraz işlemleri neticesinde sırasıyla 1042, 1182 parseller oluştuğu, 2001 yılında kadastro yenileme çalışmalarında .... Mahallesi 1 97... parsel olduğu, bu parselin 28.12.2016 tarihinde kamulaştırma nedeni ile yapılan ifraz işlemi neticesinde 1 97... ve 5/A parsellerin oluştuğu, bu ifraz işleminde 1 97... /A parselin yol cinsi ile tescil edildiği ve günümüze bu şekilde geldiği, her ne kadar fen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın tamamının 1954 tarihli kamulaştırma planı sınırı içerisinde kaldığı belirtilmişse de bu durumun 2942 sayılı Kanun'un Ek-1 maddesi kapsamında hukuki el atma olarak değerlendirilemeyeceği, somut olayda; davalı idarece fiili ve hukuki el atmanın bulunmadığı, bu durumda davalı idare açısından kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığı (Benzer nitelikte; Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2023/522 Esas, 2023/7616 Karar sayılı kararı), taşınmazın tamamının imar planında kaldırım olarak gösterilen kısma denk gelmesinin davalı idare yönünden bir sorumluluk doğurmayacağı, bu durumda hukuki sorumluluğun ilgili imar planı kapsamında ilgili belediyeler yönünden değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ve farklı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararında, taşınmazın tamamının imar planında kaldırım olarak gösterilen kısma denk gelmesinin davalı idare yönünden bir sorumluluk doğurmayacağı gerekçesinin hatalı olduğunu, taşınmazın bulunduğu Güroymak İlçesindeki anayol kenarındaki kaldırımı belediyenin yapmadığını, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığını, bakımının ve onarımının da Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§