"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1023 Esas, 2025/391 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/400 Esas, 2024/3 Karar
Taraflar arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 2 07... parsel sayılı taşınmazda davacıların hissedar olduklarını, anılan taşınmazın mevcut imar planında “ilköğretim tesis alanı” olarak ayrıldığını, taşınmazın uzun yıllardan bu yana “ilköğretim tesis alanı” olarak kamu hizmetine tahsis edilmesine rağmen, bugüne kadar üzerinde tahsis amacına uygun bir tesis kurulmadığını, müvekkillerinin anılan taşınmazda inşaat yapma ya da başka bir tasarruf olanağı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini, davanın ilgili Belediyelere yöneltilmesini, TEK Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazın uygun bir emsal olmadığını, dava konusu taşınmazın, emsal olarak alınan taşınmazın yaklaşık 14 katı büyüklüğünde olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların mahkeme tarafından değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tamamının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilk öğretim tesis alanında kaldığı, şuyunlandırma sonucu oluşmuş imar parseli olduğu, arsa vasfında kabul edilerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği, emsal olarak alınan Kocaeli İli, ..., ... Mahallesi, 2 02... parsel sayılı taşınmazın yararlanılan 13.10.2017 tarihli satışının gerçek kişiler arasında yapılan bir satış olup uygun olduğu, emsalin araştırılan imar durumuna göre arsa niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olup emsal taşınmazın ise imar parseli olduğu, bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı dengelemesi yapılmasının doğru olduğu, emsal ile davaya konu taşınmazların uygun mesafede bulundukları, ayrıca 23.12.2022 dava tarihi itibarıyla belirlenen 5.146,00 TL/m² birim fiyatlarının ve buna göre yapılan karşılaştırma oranlarının uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, tazminat bedelinin ıslah tarihi yerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini, müvekkili idarenin harçtan muaf olduğunu, dosyada ortaya çıkan taraf değişikliği karşısında müvekkili idarenin harçtan sorumluluğuna ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.