"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/697 Esas, 2025/1233 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/269 Esas, 2023/680 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; keskinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 394 14... parsel sayılı taşınmaza imar planında özel spor tesisleri alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; uygulama işlemlerini yürütme yetki ve sorumluluğu ... Belediye Başkanlığında olduğundan husumetin bu idareye yöneltilmesi gerektiğini, 30.000 m² üzerindeki alanların sorumluluğunun müvekkili idareye ait olduğuna ilişkin herhangi bir kanun veya yönetmelik hükmü bulunmadığını, ilgili mevzuat uyarınca Gençlik ve Spor Bakanlığının da hasım mevkine alınması gerektiğini, taşınmazın mülkiyeti Hazine adına tescil edileceğinden, davanın Hazine husumetiyle görülmesi gerektiğini, taşınmazın imar planında spor alanı olarak ayrıldığını, ancak davacının taşınmazdaki mülkiyete ilişkin hakları devam ettiğinden tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili mevzuat uyarınca Gençlik ve Spor Bakanlığının da hasım mevkine alınması gerektiğini, uygulama işlemlerini yürütme yetki ve sorumluluğu ... Belediye Başkanlığında olduğundan husumetin bu idareye yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, taşınmazın imar planında spor alanı olarak ayrıldığını, ancak davacının taşınmazdaki mülkiyete ilişkin hakları devam ettiğinden tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal alınan taşınmazın uzak mesafede bulunduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın onaylı uygulama imar planında "Özel Spor Tesisleri Alanı" kullanımında kaldığı, keşif sonucu alınan teknik bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın boş arsa görünümünde olduğu, üzerinde herhangi bir tesis ve yapının bulunmadığı, taşınmaza fiili olarak el atılmadığı anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesi, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğinin açık olduğu, bu itibarla arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, aynı bölgede açılan ve Dairelerine intikal eden dava dosyalarında ... Mahallesi 395 63... parsel sayılı taşınmaz yönünden Mayıs 2018 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 585,00 TL/m² birim bedelinin Dairelerinin 2019/1904 Esas sayılı ilâmı ile 395 19... parsel sayılı taşınmaz yönünden Nisan 2018 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 540 TL/m² birim bedelinin Dairelerinin 2019/498 Esas sayılı ilâmı ile uygun bulunduğu ve yakın parsellere verilen uyumlu bedellerin Yargıtay kararları ile onandığı da gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Ek Madde 4 uyarınca harç maktu olarak belirlendiğinden davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de maktu olması gerektiğine ilişkin Yargıtay kararları bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.