Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6047 E. 2026/1535 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1779 Esas, 2025/444 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/529 Esas, 2023/183 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 970 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatının yapıldığını, taşınmaz malikince müvekkili idare aleyhine Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/1157 Esas, 2001/732 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığını ve hükmedilen bedelin müvekkili idarece ödendiğini, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği hâlde, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, dava açılmadan önce davalı taşınmaz malikine müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaz için ferağa davet yazısı gönderildiğini, buna rağmen davalı tarafça verilen süre içerisinde gereğinin yerine getirilmediğini, dolayısıyla bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayalı tescil davalarının kabul edilebilmesi için kamulaştırma işlemlerinin kesinleşmiş sayılabilmesi gerektiği, bunun için aranan yasal şartların ise; kamulaştırma bedelinin milli bir bankaya kayıtsız şartsız depo edilmesi ve kamulaştırma evrakı ile birlikte kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin belgenin tapu maliklerine usulüne uygun tebliğ edilmesi olduğu, dosya arasında mevcut Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/1157 Esas, 2001/732 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde davalı tarafından dava konusu taşınmazla ilgili olarak Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine tezyidi bedel davası açıldığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve Yargıtay 18. Hukuk Dairesince onama kararı verildiğinin anlaşıldığı, 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tescil davası yenilik doğurucu nitelikte olmadığından karar harcı ve vekâlet ücretinin maktu alındığı, ayrıca bu davalarda davalı taraf ilk celsede davayı kabul etmez ve ferağ vermez ise yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulacağı, 2942 sayılı Kanun'a göre açılan tescil davalarında davalıya yargılama giderinin yükletilmemesi, davalının cevap lahiyasında veya en geç ilk oturumda hazır bulunarak davayı kabul ettiğini beyan etmesi halinde mümkün olduğu, somut olayın incelenmesinde davalı ...'nın davayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, davayı kabul eden anılan davalı aleyhine yargılama giderine hükmolunmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6 ncı maddesi uyarınca müvekkili idare lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesini ve davanın açılmasına davalı tarafça sebebiyet verildiğinden yargılama giderlerinin tamamından davalı tarafın sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, temel olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.

2. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava açılmadan önce davacı idare tarafından davalı ... adına iadeli taahhütlü mektup yoluyla tapuda ferağ vermesi gerektiği, aksi hâlde, 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca dava açılacağı ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin tarafına yükleneceği hususunun 04.12.2021 tarihinde bizzat kendisine yapılan tebligat ile bildirildiği, buna karşın davalının tapuda ferağ verme davetine icabet etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmadığı gibi davalının ön inceleme duruşmasına katılamama mazeretini de içeren davayı kabul dilekçesinin ön inceleme duruşması ile aynı tarihte havale edildiği dikkate alındığında karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı maddesi gereğince davacı idare lehine maktu vekâlet ücretinin yarısı oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;

a) (2) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına," cümlesinin yazılması,

b) (3) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "Davacı tarafça karşılanan toplam 1.579,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine," cümlesinin yazılması; hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı maddesi gereğince belirlenen 4.600,00 TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§