"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/978 Esas, 2025/168 Karar
KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 32... parsel sayılı taşınmazın Alkumru Hidroelektrik Santrali yapımı esnasında baraj gölü mücavir alan sahasında içinde kaldığını, yer altı suyunun yükselmesiyle taşınmazda çöküntü ve yarıklar oluştuğunu, baraj kamulaştırılması nedeniyle taşınmazın fiilen kullanılmasının mümkün olmadığını belirterek oluşan zararın davalı idareden tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının bulunmadığını, davacının zararının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2017/313 Esas, 2020/104 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2023/27 Esas, 2023/292 Karar sayılı kararı ile her ne kadar davacı tarafça 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ( 2942 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca dava konusu taşınmazın bedeli talep edilmiş ise de mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu ziraat, inşaat ve jeoloji mühendisi tarafından ortak düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda baraj gölünün doluluk oranının mevsimsel yağışlar ve çalışma şekline bağlı olarak değişiklik göstermesinin parselde deformasyona neden olduğunun; fen ve jeoloji bilirkişileri tarafından ortak düzenlenen raporda ise taşınmazda yer alan farklı toprak yapıları uyarınca taşınmazın tamamının zarar görmediği, bu nedenle kısmen kamulaştırılması gerektiği açıklandığından mahkemece dava konusu taşınmazın 7.201, 62... lik kısmı yönünden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek bu bölümün mülkiyet bedeline hükmedilmesi yerinde olduğu, ancak tescile ilişkin hükmün hatalı tesis edildiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2023/27 Esas, 2023/292 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 12.12.2019 tarihli Jeoloji Bilirkişi raporunda, baraj gölünün doluluk oranının mevsimsel yağışlar ve barajın çalışma şekline bağlı olarak değişiklik gösterdiği, yer altı su seviyesindeki değişikliklerin parselde deformasyona neden olduğuna ilişkin tespit yapıldığı anlaşılmış olup dosya kapsamından dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından sürekli ve kalıcı olarak fiilen el atılıp atılmadığı tam olarak anlaşılamadığı, bu itibarla; mahallinde yeniden keşif yapılarak, taşınmaza sürekli ve kalıcı el atma olup olmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı dava dilekçesi ile 7103 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 12/6 maddesi uyarınca taşınmazın kamulaştırma bedelini talep etmiş ise de dava konusu taşınmaz içerisinde herhangi bir kayma, çökme, yarılma, çatlama ve deformasyon izlerine rastlanılmadığı, taşınmazdaki nar meyve ağaçlarında herhangi bir zararın oluşmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu köy olan ... ilçesi, ... köyünde (... Mezrası)yerleşimin bulunduğu, (evlerin) sosyal hayatın devam ettiği, dava konusu taşınmaza ulaşımın sağlandığı, tarımsal faaliyetin yapıldığı, sonuç itibarı ile kalıcı ve sürekli bir el atma olmadığı gibi Kanun'un 12/6 maddesi uyarınca da tazminat şartlarının oluşmadığı ve bu kapsamda tazminata hükmedilemeyeceği vicdani kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın mücavir alan içinde kaldığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.