"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2357 Esas, 2025/238 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/401 Esas, 2023/164 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi olan annesi ...'in dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1828 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaza usulüne uygun olarak kamulaştırma işlemi tamamlanmadan davalı idare tarafından el atıldığını, müvekkiline veya murisine kamulaştırma bedelinin ödenmediğini ve uygun şekilde tebligat yapılmadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, kamulaştırma evraklarının davacı murisine bizzat tebliğ edildiğini, 1979 yılından bu yana kampüs alanı içinde yer alan taşınmaz için dava açılmamasının kamulaştırma bedelinin ödendiğine kanıt olduğunu, bu nedenle öncelikle aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/607 Esas, 199/582 Karar sayılı kararı ile müvekkili idare lehine tescil kararı verildiğini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte dava konusu taşınmazın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/607 Esas, 199/582 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca müvekkili idare adına tescil edildiği gözetilerek 2942 sayılı Kanun'a eklenen; Ek Madde 3 ile Geçici 15 inci maddesi ile Geçici 17 nci maddesi hükümlerine uygun değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, kamulaştırma evraklarının davacı murisine bizzat tebliğ edildiğini, 1979 yılından bu yana kampüs alanı içinde yer alan taşınmaz için dava açılmamasının kamulaştırma bedelinin ödendiğine kanıt olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/607 Esas, 199/582 Karar sayılı kararı ile müvekkili idare lehine tescil kararı verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2019/4758 Esas, 2020/11601 Karar sayılı kararı ile özetle "Kamulaştırma Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlar. Ayrıca tebligat geçersiz olsa dahi; bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin kamulaştırma tarihindeki maliklerine ödenip ödenmediği, davalı idare ve ilgili banka şubesi ve Genel Müdürlüğü'nden araştırılıp, sonucuna göre ödeme yapıldığının tespiti halinde Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince usulsüz tebligat geçerli hale gelir." sonucuna varıldığı, dava konusu ... Mahallesi 1828 (yeni 3039) parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırma evraklarını içerir ... 6. Noterliğinin 01.03.1976 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter tebligatının 10.03.1976 tarihinde taşınmazın o dönem maliki olan davacının murisi ...'e bizzat tebliğ edildiği, buna ilişkin tebliğ mazbatasının dosyaya sunulduğu, kamulaştırma bedelinin de tapu maliki adına ... ... Merkez Şubesine bloke edildiği, muris tapu maliki ... adına 895,00 TL'nin bloke edilip 64,00 TL'sinin ödendiği, 831,00 TL'nin ilgili hesapta kaldığı 18.11.1987 tarihli ... ... Merkez Şubesi kayıtlarından anlaşılmakla, dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığı, bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, her ne kadar davacı tarafça kamulaştırma evraklarını bizzat tebliğ alan kişinin muris ... değil, diğer dosyalardaki tebligat parçalarında olduğu gibi o dönemki köy muhtarı ... olduğu, ... tarafından tebligatın imzalanarak muhatabı adına bizzat tebliğ edildi şeklinde gösterildiği iddia edilmiş ise de bu hususta davacı tarafın soyut beyanı dışında ispata elverişli somut bir delil bulunmadığından davacı tarafın bu iddiasına itibar edilmediği, kabule göre de bu davadan önce 08.01.1991 tarihinde taşınmaz davalı idare adına tapuda kayıt ve tescil edildiğinden, yeniden tescil hükmü kurulması ve davalı harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili murisi ...’in okuma yazma bilmediğini, dolayısıyla kendisine gönderilen bir tebliğ evrakını imzalayarak bizzat tebellüğ edebilmesinin mümkün olmadığını, aynı köyde muhtelif tapu malikleri adına yapılan kamulaştırma işlemine ilişkin tebliğ evraklarının 10.03.1976 tarihinde "muhatabına bizzat tebliğ edildiğine" dair şerh düşürülerek ... köyü muhtarı ... tarafından imzalandığını, dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede bulunan 1738 parsel sayılı taşınmaza ilişkin ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/113 Esas sayılı dosyasında açılan davada tapu maliki ... adına 10.03.1976 tarihinde yapılan tebliğ işleminde adı geçen şahsın okuma yazması olmadığı hâlde, tebliğ evraklarında yine muhatabına bizzat tebliğ edildiği şerhinin yer aldığını ve müvekkili murisi ...’e ait tebliğ mazbatasındaki imzanın birebir aynısının bulunduğunu, keza 17 77... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/373 Esas sayılı dosyasında açılan davada tapu maliki ... adına aynı tarih olan 10.03.1976 tarihinde yapılan tebliğ işleminde adı geçen şahsın 10.04.1975 tarihinde vefat ettiği nüfus kayıtlarından anlaşıldığı hâlde, tebliğ evraklarında yine muhatabına bizzat tebliğ edildiği şerhinin yer aldığını ve yine müvekkili murisi ...’e ait tebliğ mazbatasındaki imzanın birebir aynısının bulunduğunu, tüm bu hususlar müvekkil murisi ... adına yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı iddiasının soyut bir beyandan ibaret olmadığını gösterdiğini, müvekkili murisine ödeme yapıldığının da belgeleriyle ortaya konulamadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince de kabul edildiği üzere 64,00 TL dışında kalan 831,00 TL bedelin banka hesabında kaldığını, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 3 hükmü gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; davalı idarenin dava konusu taşınmazda 14.10.1975 tarihli kamu yararı kararı gereğince kamulaştırma işlemi yaptığı, davacı murisi ... imzasına kamulaştırma işleminin "bizzat" tebliğ edildiği şerhi ile tebliğ mazbatası tanzim edildiği, davacı vekili tarafından müvekkili murisi ...'in okuma yazma bilmediği, dolayısıyla tebliğ evrakını imzalayarak bizzat tebellüğ edebilmesinin mümkün olmadığı belirtildiği gibi dosyaya sundukları aynı köyde yer alan 1738 parsel sayılı taşınmaz maliki ... adına tanzim edilen kamulaştırma evraklarına ilişkin tebliğ mazbatasında yine bizzat tebliğ edildiği şerhi ile davacı murisi ...'e ait tebliğ mazbatasındaki imzanın aynısının yer aldığının iddia edildiği, ayrıca dosya kapsamında yapılan incelemede tapu maliki muris ... adına ... ... Merkez Şubesine bloke edilen 895,00 TL kamulaştırma bedelinin banka kayıtlarına göre 64,00 TL'lik kısmının ödendiği gözükmekteyse de, bu ödemenin Hazine ve Maliye Bakanlığı ... Emlak Vergi Dairesinin 25.12.1984 tarihli "Tapu-Vergi İşlem Belgesi" başlıklı tahsil belgesi doğrultusunda bloke edilen kamulaştırma bedeli üzerinden yapılan kesintiye ilişkin olduğu anlaşıldığından, ... 6. Noterliğinden 18.02.1976 tarihli ... yevmiye numaralı tebligat aslı getirtildikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 211 inci maddesi uyarınca; davacı murisi ...'e ait sandık seçmen listeleri ve varsa adı geçenin 1976 yılına ait resmi mercilerdeki medarı tatbik imza ve yazı örnekleri getirtilerek, tarafların sunacağı diğer belgelerle birlikte Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Grafoloji Bölümüne veya Grafoloji Uzmanı bulunan ilgili kuruluşlara gönderilmek suretiyle noter tebligatı üzerindeki imzanın davacı murisi ...'in eli ürünü olup olmadığına ilişkin rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.