"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/357 Esas, 2025/421 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/173 Esas, 2023/200 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 80... ve 55 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilinin diğer hissedarlarla birlikte Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararı ile malik olduklarını, kararın dava konusu taşınmazların İmar ve İskan Bakanlığının 23.03.1976 tarihli ve 850/233 sayılı oluru ile Küçük Sanatkarlar Sitesi olarak kamulaştırılmasına karar verilerek tevhit işlemleri sonucunda 616 parsel olarak tescil edilmesi nedeniyle infaz edilemediğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bedelinin çok düşük belirlendiğini, hükmedilen bedele kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece vekâlet ücretinin hatalı olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunun hesaplama yönteminin hukuka aykırı olduğunu, hesaplanan bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırmaya dair tebliğ işlemleri usulüne uygun olduğu gibi davanın süresinde açılmadığını, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, yerel mahkeme kararında ihbar edilen Küçük Sanayi Sitesi Yönetimi hakkında lehine kamulaştırma yapılan idare yönünden rücu hususunda hüküm kurulmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesine göre 09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasındaki el atmalarda taraflara öncelikle uzlaşma şartı getirildiği, davaya konu taşınmazın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün 23.03.1976 tarihli Bakanlık oluruna istinaden "Küçük Sanatkarlar Sitesi" yapılmak üzere kamulaştırıldığı; ancak kamulaştırma tarihinde taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı olduğu gibi kamulaştırma işlemleri tebliğ edilmediğinden usulüne uygun bir kamulaştırma işleminin de bulunmadığı, Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı dosyasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında 24.02.2014 tarihinde kesinleşen ilam üzerine taşınmazlar üzerinde davacının mülkiyet hakkını kazandığı dikkate alındığında ve davacıya karşı kamulaştırma ve tebliğ işlemleri başlatılmadığından usulüne uygun kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminden bahesedilemeyeceği, her ne kadar davalı vekili vekâlet ücretinin nispi belirlenmesine itiraz etmiş ise de mahkemece, bölgeye ait hava fotoğrafları getirtilip ek fen bilirkişisi raporu alındığı, raporda bölgeye ait eski tarihli fotoğrafların incelenmesinde 1979 tarihli hava fotoğrafında taşınmaza fiili el atmanın olmadığının, 1994 yılına ait hava fotoğrafına göre ise fiili el atmanın bulunduğu belirtildiği, aradaki zaman dilimine göre fiili el atma tarihinin 1983 öncesi mi sonrası mı olduğu tam olarak tespit edilemediğinden 04.11.1983 tarihinden sonra kabulü ile nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olup, belediye sınırları içerisinde kaldığından, belediye hizmetlerinden yararlandığı, meskun mahal içinde bulunduğu, dolayısıyla arsa olarak kabulünün isabetli olduğu, davalı kurum harçtan muaf olmasına karşın başvuru ve peşin harcın yargılama giderlerine dahil edilmesi sureti ile davalı kurum aleyhine harca hükmedilmesi yerinde değil ise de bu husus davalı kurum tarafından istinaf sebebi olarak gösterilmediğinden, bu hususun eleştirilmekle yetinilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ile davalı idarenin harçtan muaf olduğunu başvuru, peşin harçlarının yargılama giderlerine dahil ederek davalı idareye yükletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.