"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1311 Esas, 2025/348 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/128 Esas, 2022/98 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'ın İstanbul, ..., ... köyü 632 parsel sayılı 31.200 m² miktarlı taşınmazı 13.09.1972 yılında satın aldığını, ancak 13.03.2005 tarihinde vefatıyla bu taşınmazın müvekkiline intikal ettiğini, ne var ki taşınmazın yüzölçümünün 31.200 m² değil, 26.600 m² olduğunu, tel sınırları içerisinde kalan ve vergisi geçmişten bu yana ödenen 4.600 m² yerin kadastro harici fundalık alanda kaldığını öğrendiklerini, 4.600 m² yer mülkiyetinin, bunun mümkün olmaması halinde tapu kaydının hatalı tutulmuş olması sebebiyle 4.600 m² yere karşılık gelen müvekkilinin mülkiyet hakkına dayalı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil istemine konu taşınmazda olağanüstü zaman aşımıyla iktisap koşulları gerçekleşmiş olmasına rağmen tescil isteminin reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre ile zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, müvekkil idare lehine hükmedilen vekâlet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, 15.09.1972 tarihinde 31.200 m² olarak davacıların murisi Beriye Arkan tarafından tapudan satın alındığı, ancak taşınmazın gerçek yüzölçümünün 27.477 m² olduğu, taşınmaz yüzölçüm miktarının sicilin dayanağı varakaya, cetvelin bir üst sırasında yer alan dava dışı 628 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü olan 31.200 m² olarak yazıldığı, 08.08.2023 tarihi itibarıyla da taşınmazın yüz ölçümünün 3402 sayılı Kanun’un 22/A uygulaması yoluyla 27.476,74 m² üzerinden 114 80... parsel şeklinde güncellendiği, davacıların murisi dava konusu taşınmazı, herhangi bir kısıtlayıcı şerh bulunmaksızın, sözü geçen tarihte tapudan satın alma yoluyla edindiği, davacı taraf, taşınmazın edinilmesinden sonra yüz ölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle, kısmen mülkiyet hakkı kaybına uğradığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaza emsal teşkil eder nitelikte bulunan 1542 parselle yetinilerek hesaplama yapılması gerekirken satış ilanlarında baz alınan diğer iki parselin de hesaplamaya esas alınması doğru değil ise de istinaf edenin sıfatına göre bu husus kararın düzeltilmesi nedeni olarak görülmediği ve ayrıca 0,26 cm² farklılığın, hükmedilen sonuç tazminat bedelinde, değişikliğe gidilmesine gerektirecek bir miktar olarak görülmediği, ancak dava konusu taşınmaz, 22/A uygulamasına tabii tutulmuş olmasına rağmen bunun sonucu beklenmeden yüzölçüm düzeltilmesine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, diğer yandan, tazminat davasında alınan harcın iadesine karar verilmemesi ile reddedilen tescil davasında fazladan alınan peşin harcın iadesine karar verilmemesi, bu harcın yargılama giderlerine ilave edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca 4600 m² yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken 877,63 m² yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, idare lehine vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca istinaf karar tarihine göre vekâlet ücretinin takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının dava konusu taşınmazın davacıların murisi tarafından 31.200 m² olarak 13.09.1972 tarihinde satın alındığı, taşınmazın yüzölçümünün 27.476,74 m² olarak düzeltildiği anlaşılmıştır.
3. Davacıların ıslah dilekçesi doğrultusunda dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.