"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/419 Esas, 2025/130 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/166 Esas, 2021/400 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin paydaşı olduğu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 203 Cilt, 29 sahife, 266 sıra numarasın kayıtlı kök parselin rızai taksim suretiyle öncelikle 1 05... , 1 75... parsel olarak ayrıldığını, bunlardan 1 05... parselin müvekkili ile ... adına, 1 05... parselin ise ... adına tescil edildiğini, akabinde 1 05... parselin ... Palet Orman Ürünleri Mobilya Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine devredildiğini, 1 05... ve 175 parselin maliklerinin rızası ile tevhit edilerek 1 05... parselin oluşturulduğunu, bu parselde müvekkili adına 8346/13412 hissenin, diğer paydaş ... Palet Orman Ürünleri Mobilya Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına 5066/13412 hissenin tescil edildiğini, bu parselde 1.381,28 m² bedelsiz yola terk payının tamamının müvekkilinin payından alındığını, sonrasında 1 05... parselin rızaen taksim suretiyle ifraz edilerek 1 05... ve 210 parsel sayılı taşınmazların oluşturulduğunu, 7.165,50 m² yüzölçümlü 1 05... parselin müvekkili adına, 1 05... parselin ise dava dışı ... Palet Orman Ürünleri Mobilya Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescil edildiğini, müvekkili adına kayıtlı 1 05... parsel sayılı taşınmazda yeniden imar yapılan imar uygulaması ile ikinci defa düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını ve kendisine 17 54... parsel sayılı 4.954,37 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamının tahsis edildiğini, taşınmazdan daha önce yapılan terkler göz ardı edilerek yeniden imar uygulaması yapılmak suretiyle yasal orandan fazla düzenleme ortaklık payı alınması suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın taşınmaza el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdan yasal oranın üzerinde düzenleme ortalık payı kesintisi yapılmadığını, ilk parselin ifrazında alınan terk oranını %40 oranında tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare tarafından yapılan düzenleme ortaklık payı kesintilerinin 3194 sayılı İmar Kanunu (3194 sayılı Kanun) ile belirlenen sınırlar içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fen bilirkişi ek raporunda ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılırken daha önce imar uygulaması ile yapılan kesintilerin hesabının ana kadastro parseli üzerinden yapılması gerektiğine, kesinti oranları üzerinden hesaplama yapılması durumunda yanlış hesaplama yapılmış sayılacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, 3194 sayılı Kanun’un 15 inci ve 16 ncı maddelerine göre yola terki bulunan parselde düzenleme ortaklık payı hesaplamasının hangi yüzölçümü üzerinden yapılacağı konusunda kanunda ve yönetmelikte hüküm bulunmadığını, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından istinaf dilekçesi ekinde sundukları Başmüfettiş ...’a ait görüşün benimsendiğini, oysa düzenleme ortaklık payına ilişkin ilave farkın ilk ana parselin yüzölçümü üzerinden kesilmesi şeklinde kanunda bir düzenleme olmadığı, dolayısıyla bu uygulamanın hukuki dayanağının bulunmadığı yönünde farklı görüşlerin de bulunduğu, taşınmazdan daha önce yapılan rızaen terkler ile yapılan ilave düzenleme ortaklık payı kesintileri toplamının %40 olması gerekirken %56,16 oranında kesinti yapıldığını, fazladan alınan %16,16 oranındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinin hatalı ve hukuka aykırı olup davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının paydaşı olduğu kök parselin rızai taksim suretiyle öncelikle 174 - 1 75... parsel olarak ayrıldığı, bunlardan 1 05... ve 175 parselin tevhit ile ifrazıyla birlikte 528,60 m²sinin rızaen yola terk edildiği, bu parsellerin 1998 yılında tekrar birleştirmeye esas alınarak bu kez 1 05... parsel numarasıyla 13.412,28 m² yüzölçümünü aldığı, akabinde bu yüzölçümden 1.381,28 m²sinin de yola rızaen terk edildiği ve geriye 12.031 m² yüzölçümlü taşınmaz kaldığı, bunun da yeniden ifraz edilerek 1 05... ve 210 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, davacıya ait 1 05... parsel sayılı taşınmazdan da son defa 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulamasıyla %40 oranında düzenleme ortalık payı kesintisi yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu uyuşmazlığın davacının paydaşı olduğu taşınmazda daha öncesinde iki kez yola terk edilen kısımların dahil edilmeden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılıp yapılamayacağı noktasında olduğu, bilindiği üzere düzenleme ortalık payı oranının, kamu/umumi hizmetlere ayrılan miktarın düzenleme ortalık payı alınacak parsellerin düzenlemeye giren miktarları toplamına bölünmek suretiyle bulunduğu, bu şekilde bulunan düzenleme ortalık payı oranı uygulamaya giren her bir parselin yüzölçümüyle çarpılarak imar parseli olarak verilebilecek miktarın bulunduğu, ayrıca düzenleme ortalık payı oranlarının, imar parselasyonun yapıldığı tarihte geçerli olan mevzuata göre belirlendiği, bazı durumlarda daha önceden belli bir kısmı kamuya terk edilmiş taşınmazlardan da düzenleme ortalık payı kesilebildiği, evvelce yapılan düzenlemeler veya tevhit/ ifraz işlemleri dolayısıyla başka isimlerle taşınmazdan bir kesinti yapılmışsa bu kesinti ve terk miktarı dikkate alınarak terk miktarını düzenleme ortalık payı oranına tamamlayacak kadar düzenleme ortalık payı kesintisi yapılabildiği, örneğin düzenleme ortalık payı oranının %40 olduğu bir uygulamada, daha önceden 1.000 m² yüzölçümlü arsanın %20'si olan 200 m²si yola terk edildiği için yüzölçümü 800 m² kalan parselden yeniden %20 düzenleme ortalık payı kesintisi yapılabileceği, ancak bu %20'lik oranın, parselin uygulamaya giren 800 m²si üzerinden değil, terkten önceki yüzölçümü olan 1.000 m²lik kısmı üzerinden kesileceği, bu şekilde parselden 160 m² değil, 200 m² daha kesilerek uygulamaya son verileceği, nitekim Danıştay 6. Dairesinin 09.05.2022 tarihli ve 2021/4457 Esas, 2022/5379 Karar ve aynı tarihli 2021/3999 Esas, 2022/5377 Karar sayılı kararlarında vurgulandığı üzere, taşınmazın bir kısmının kamuya terk edilmesi suretiyle yapılan kesintilerin düzenleme ortaklık payı ile aynı amaca hizmet ettiği, terk oranını sonradan yapılacak bir parselasyon işleminde belirlenmiş düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortalık payı alınabileceği ve bu durumun hakkaniyete ve eşitlik ilkesine uygun olacağının belirtildiği, ayrıca önemle işaret etmek gerekir ki, 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine 7181 sayılı Kanun'la eklenen sekizinci fıkraya göre, parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların yeni yapılacak parselasyon planı kapsamındaki düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınacağı yönündeki hüküm ile de bu hususun açıklığa kavuşturulduğu, açıklanan bu nedenler kapsamında somut olay incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesince dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda evvelinde davacının paydaşı ve sonrasında maliki olduğu taşınmazdan rızaen yola terk yapıldığı ve yola terk edilen bu alanların daha sonradan uygulanacak imar parselasyonuna dahil edildiği, böylelikle düzenleme ortalık payı kesintisini aşan bir hal bulunmadığı dolayısıyla kamulaştırmasız fiili el atmanın söz konusu olmadığı, bilirkişi raporunun yukarıda belirtilen ilke ve açıklamalara uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacı ...'ın tam pay ile malik olduğu 10.446,78 m² yüzölçümüne sahip 1 05... parsel sayılı taşınmazda 09.03.1998 tarihli satış işlemi ile 2.100,16 m²lik kısmı dava dışı ... Palet Orman Ürünleri Mobilya Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine sattığı ve 8.346,62 m²lik kısmı kendi uhdesinde bıraktığı, davacı üzerinde kalan hisse alanı dikkate alındığında tevhit, ifraz ve yola terk ile gerçekleşen önceki kesintilerin oranını 20.03.2013 tarihinde tescil edilen parselasyon planında uygulanan %40 oranındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan surette kesinti yapılması halinde davacıya 5.007,97 m² yer tahsis edilmesi gerekirken, yapılan uygulama sonucunda 4.954,37 m² yüzölçümüne sahip 17 54... parsel sayılı taşınmazın tam paylı olarak tahsis edildiği anlaşıldığından, eksik verilen 53,60 m² alanın bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.