Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/14504 E. 2026/1461 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/632 Esas, 2025/1179 Karar

KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/188 Esas, 2023/110 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmaların yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesince 10.09.2025 tarihli ek kararı ile davacının temyiz başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 10.09.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi, 2 19... , 109, 1 13... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların imarlı parsellerle yan yana olduğunu, taşınmazların arsa vasfında kabul edilmesi gerektiğini, acele kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, taşınmazların vasfının tarla vasfında olduğu düşünülse dahi kapitalizasyon faiz oranının en fazla %4 alınması hatta %3 alınması gerektiğini, taşınmazları objektif değerinin çok yüksek olduğunu, delillerinin celbi için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı taraflara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranı içerisinde değerlendirilen unsurların aynı zamanda objektif artış oranı içerisinde de değerlendirilmiş olması sebebiyle bedelin fahiş derecede arttığını, taşınmazın yola cephesinin olmadığını, dava konusu taşınmazın Balıkesir ya da ... şehir merkezine yakın olmadığını, objektif artış olmaksızın taşınmazın değerine ulaşıldığı halde değerin çok üstüne çıkılarak bedelin fahiş miktarda artırılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2017 yılında aynı bölgede 75 TL/m² değer belirlenirken 2020 yılında 85,00 TL değer belirlenmesinin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin önceki Karacabey 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/675 Esas sayılı dosyasının bedel depo edilmediğinden usulden reddine karar verildiğini, kullanılan münavebenin uygun olmadığını, dolmalık biber, salçalık domates, arpacık soğan kullanıldığını, objektif değerin en az %50’nin üzerinde olması gerektiğini, bedelin önceki yıllara ait değerlerle çelişkili olduğunu, kapitalizasyon faizin %3 olarak alınması gerektiğini, arta kalan alanda tarım olanaklarının kısıtlı olduğunu, değer düşüklüğünün daha yüksek olduğunu, usulden ret sonrası yatırılan bedele muvafakatlerinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinin 2020 yılı olması, davacı idarenin süresinde kamulaştırma bedelini depo etmemesi ve Dairemizce verilen kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonrası istinaf dilekçesinde davalı tarafça, dava tarihi olan 2020 yılı verilerine göre yapılan değerlendirme ile belirlenen kamulaştırma bedelinin sonradan depo edilmesine muvafakatlerinin olmadığının ifade edilmesi karşısında, bu süreçte yüksek enflasyon sebebiyle paranın alım gücünün erimesi ve yasal faizin bu parasal erimeyi gideremeyecek derecede az olması, açıkça Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirlenen "gerçek karşılığın" olamayacağı ve dolayısıyla mülkiyet hakkının özünü yok edici olması sebebiyle Anayasa'nın 36 ncı maddesi ve AİHS ek protokol ek 1. Md'de düzenlenen mülkiyet hakkına da aykırı olduğu gözetilerek, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı kaldırılarak davanın reddine dair düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca kesin olarak verilmesinin hatalı olduğunu, kaldırma ilamında bedelin karar tarihinden sonra bloke edildiği belirtilerek usul ekonomisi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiğini, davalı tarafın beyanının alınması gerektiğinin belirtilmediğini, kaldırma kararı sonrası ilk duruşmada davanın kabulüne bedelin davalılara ödenmesine karar verildiğini, bedelin ve işlemiş faizin davalılar tarafından bankadan tahsil edildikten çok zaman sonra bu bedelin yatırılmasına muvafakatlerinin olmadığını bilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10.09.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§