"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/439 Esas, 2025/1234 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/479 Esas, 2023/658 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 345 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından uzlaşma görüşmeleri esnasında teklif edilen kamulaştırma bedelinin dava konusu taşınmazların gerçek değerinin çok altında kaldığını, taraflarınca kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası açıldıktan sonra davalı tarafından karşı dava ile bedel tespit davası açıldığını, taraflarınca açılan kamulaştırmasız el atma davası varken bedel tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, derdestlik ve hukuki yarar şartı davalı kurum tarafından sağlanamamış olduğundan, öncelikle Kamulaştırmasız el atma tazminatı davası yönünden keşif tarihi verilerek dosyanın bilirkişiye tevdiine ve eksik hususların giderilmesine, davaya konu kamulaştırılan taşınmazlar hakkında irtifak hakkının davalı kurum lehine şerh düşülmesine ve pilon yerinin davalı kurum lehine tapuya tesciline karar verilerek bilirkişi raporu doğrultusunda zararın tam boyutu ortaya çıkana kadar (fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla) taşınmazın tamamının elektrik hattı geçmeden önceki değeri ile geçtikten sonraki değer arasında oluşan fark olan irtifak bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL’nin kamulaştırmasız el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tazmin edilmesine, aksi halde kamulaştırmasız el atma davasının bekletici mesele yapılacak ise davalının kamulaştırmasız el atma davasının açılmasına sebebiyet vermesi sebebiyle her türlü harç ile yargılama giderinin ve vekâlet ücretinin kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline, tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu ile oluşan fark bedele dava tarihinden kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, kaldırma kararı sonrası alınan ek raporu kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı uygulandığını, kaldırma öncesi rapora göre yapılan tespit ve münavebenin doğru olduğunu, değer düşüklüğü olarak %35 oranını kabul etmediklerini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar yiüfe faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, acele el koyma davası ile yatırılan acele el koyma bedelinin yatırılma tarihinden işbu davada kamulaştırma bedelinden mahsup tarihine kadar güncellenerek güncellenmiş acele el koyma bedelinin kamulaştırma bedelinden mahsup edilmesi gerekirken, herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerekirken kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, objektif değer artışı belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sulu tarım arazisi olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net ürün gelirine göre değer biçilerek; aynı Kanun'un madde 11/son uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak kaldırma kararı doğrultusunda %35 değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı hesaplanarak bloke edilen bedelin hak sahiplerine derhal ödenmesine karar verilmesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.20 19... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı anlaşıldığından kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği kabul edildiğinden, fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, fark kamulaştırma bedellerine davanın açıldığı tarih olan 04.08.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesine ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasındaki bedelin mahsubuyla kalan 26.310,89 TL kamulaştırma bedeline ve iş bu dava dosyasında tespit olunan toplam 128.374,11 TL kamulaştırma bedelinden İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile tespit olunan 63.961,34 TL kamulaştırma bedelinin mahsubundan sonra bakiye kalan 64.412,87 TL kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarih olan 04.08.2021 tarihinden 4 ay sonrası olan 05.12.2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden faize hükmedilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin (a) ve (b) harfli alt bentlerinde bulunan "davanın açıldığı tarih olan 04.08.2021 tarihinden" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine; "dava tarihinden 4 ay sonrası olan 05.12.2021 tarihinden" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağına dair iştirak ettiğim kabulü nazara alınarak; davalı tarafın açıkça, “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de bulunmadığından, diğer yönleri ve sonucu itibarıyla katıldığım, Dairemiz Sayın Çoğunluğu tarafından verilen “Düzeltilerek Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün, “faizle ilgili” 5 No’lu bendinde yazılı olan değerlendirme görüş ve gerekçelerine (Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedel ve tespit davalarında uygulanan yasal faizle ilgili Kamulaştırma Kanununun 10/9 maddesi hükmünün iptaline ilişkin kararı uyarınca “davanın açıldığı tarihten itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi gerektiği” kanaatinde olduğumdan) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 04.02.2026