Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/13580 E. 2026/1544 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/377 Esas, 2024/1756 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 43. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/1 Esas, 2023/343 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisine ait İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 183 parsel sayılı taşınmazın toplam 71.830,00 m²lik kısmının tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkillerinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının yolsuz tescil niteliği taşıdığını ve hukuki değerinin bulunmadığını, yapılan tüm işlemlerin kanunlar ve kesinleşen mahkeme kararları çerçevesinde yapıldığını, Hazinenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, davaya konu işlem Orman Genel Müdürlüğünce gerçekleştirildiğinden husumetin Hazineye yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili Hazine yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ıslah ettikleri değer üzerinden kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek yapılan hesaplamasına göre karar verilmesi gerekirken tarla vasfında hesaplanan değeri üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, arsa niteliklerine sahip olan taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmaza uygulanan objektif değer artışı oranının düşük belirlendiğini, ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının yolsuz tescil niteliği taşıdığını ve hukuki değerinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının yolsuz tescil niteliği taşıdığını ve hukuki değerinin bulunmadığını, yapılan tüm işlemlerin kanunlar ve kesinleşen mahkeme kararları çerçevesinde yapıldığını, Hazinenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davaya konu işlem Orman Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğinden, müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/87 Esas, 2012/190 Karar sayılı kararı ile 71.830,00 m²lik kısmının orman olduğu gerekçesiyle tapusunun iptaline karar verildiği, bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.09.2013 tarihli ve 2013/4004 Esas, 2013/8219 Karar sayılı kararı ile onandığı, sicil kaydında tapu kayıt malikinin taşınmazı satın aldığı 24.05.1988 tarihinde ormana ilişkin kısıtlayıcı şerh veyahut takyidat bulunmadığı, orman şerhinin çok daha sonraki tarihte konulduğu, dolayısıyla satın alma tarihinde taşınmazın bir kısmının orman olduğu hususunun sicilde gözükmediği, bu durumda tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı kusursuz sorumluluğu olan davalı Hazinenin satın alma yoluyla edinilen tapunun iptal edilip, sicilden orman vasfıyla terkin edilmiş olmasından mütevellit zararı tazmin etmesi gerektiği, iptale ilişkin mahkeme kararının onanmasına dair 2013 yılında itibaren on yıllık süre içerisinde de bu davanın açıldığı, zamanaşımı süresinin söz konusu olmadığı, taşınmazın tapuda tarla vasfında olduğu, imar uygulama planı içerisinde kalmadığı, etrafının da meskun olmadığı, ormanlık alan olduğu, uygulama imar planında kalmayan ve etrafı ve yakın çevresi meskun olmayan bir taşınmazın bir kısım belediye altyapı hizmetlerinden yararlanıyor olmasının arsa vasfını kazandırmayacağı, dolayısıyla taşınmazın tarla vasfında kabul edilmiş olmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, somut gerekçelere dayalı olarak istinaf itirazına uğramayan, dava tarihi itibarıyla gelir metoduna göre değerleme yapan bilirkişi heyeti raporunun da usul ve kanuna uygun olduğu, hüküm vermek bakımından Dairelerince de yeterli görüldüğü, takdir edilen objektif değer artışının da yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 183 parsel sayılı taşınmazın 71.830,00 m²lik kısmının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/87 Esas, 2012/190 Karar sayılı ilamı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde geçerek 23.09.2013 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 16.07.2021 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§