Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/13468 E. 2026/1464 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/484 Esas, 2025/1633 Karar

KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/342 Esas, 2024/140 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Bakanlığı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacılar ve davalı ... vekillerinin başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ... yönünden davanın kabulüne, Milli Eğitim Bakanlığı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 22 95... parsel sayılı taşınmazda hisselerinin bulunduğunu, dava konusu taşınmazın, imar planında ilköğretim tesis alanı olarak yer aldığını, taşınmaza uzun yıllardan beri fiilen kullanılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını, üzerine asfalt atılarak okul bahçesi gibi kullanıldığını, ayrıca dava konusu taşınmazda ... Belediyesi tarafından yapılmış olan taş yol bulunduğunu, bu güne kadar herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline karşı açılan ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/3 47... /416 Karar sayılı dosyası ilamının incelenmesinde söz konusu taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescili davası açıldığını, anılan mahkeme tarafından davanın kısmen kabulü ile taşınmazın ... İlköğretim Okulu olarak yalnızca 280m²'lik kısmında fiili el atmanın bulunduğunu, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 09.06.2014 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile taralı olarak gösterilen 280 m² lik kısmında davacıların hisseleri oranında tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verildiğini ve söz kararın 26.12.2018 tarihinde kesinleştiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte idarece bir el atmanın varlığı halinde fiili değil hukuki bir el atma olması göz önünde bulundurularak idare aleyhine mahkemece açılan iş bu davanın görev yönünden redine karar verilmesi gerektiğini, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/3 47... /416 Karar sayılı kararı ile açılmış ve kesinleşmiş olan bir dava bulunması nedeni ile iş bu davanın konusuz kaldığının sabit olduğunu, davanın esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların idareye yapmış oldukları bir kamulaştırma başvurusunun bulunmadığını, dolayısıyla bir uzlaşma sürecinin yaşanmadığını, uzlaşmazlık tutanağının dava şartı olup, bu şart bulunmadığından açılan davanın reddi gerektiğini, imar planında yola isabet eden kısmın yaklaşık 637,73m² olduğunu, yola isabet eden bu kısımların kamulaştırma sorumluluğunun müvekkili ... Belediye Başkanlığına ait olduğunu, imar planında okul alanına isabet eden kısmının ise yaklaşık 2.081,00m² olduğunu, bu kısmın krokide mavi taralı okul alanında kaldığını, zeminde fiilen, kısmen okulun bahçe duvarı içerisinde ve kısmende servis araçları otopark ve bekleme yeri olarak diğer davalı idare Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanıldığını, öncelikle davanın uzlaşma başvurusu bulunmadığından reddini, aksi kanaat halinde kamulaştırma sorumluluklarında bulunan dava konusu taşınmazın imar planında yola isabet eden kısımların, davanın niteliği gereğince tespit edilecek kamulaştırmasız el atma bedeli karşılığında yol olarak tapu sicilinden terkinini, dava konusu taşınmazın imar planında okul alanına isabet eden kısmının diğer davalı idarenin sorumluluğunda bulunması nedeniyle bedelinin bu davalı tarafından ödenmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak tarafımıza ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davasının kısmen kabulü ile, ... yönünden Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 22 95... parsel sayılı taşınmazda 24.04.2023 tarihli fen bilirkişi rapor ve ekli krokide turuncu renkle taralı ve A harfi ile gösterilen 81,45 m², sarı renkle taralı ve B harfi ile gösterilen 571,84 m² ve sarı renkle taralı ve G harfi ile gösterilen 51,70 m²'lik alanlarda davalı ... Belediyesi tarafından kamulaştırma işlemi yapmaksızın el attığının tespitiyle, davacıların hisselerine isabet eden yerlerin el atma bedeli olarak tespit edilen (A harfi için 276.310,98 TL, B harfi için 1.939.910,016 TL G harfi için 175.387,08 TL) toplam 2.391.608,076 TL tazminatın dava tarihi olan 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara (tapuda intikal yapılması halinde) tapudaki hisseleri, tapuda intikal yapılmaması halinde) miras hisseleri oranında verilmesine, Mili Eğitim Bakanlığı Yönünden Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 22 95... parsel sayılı taşınmazda 24.04.2023 tarihli fen bilirkişi rapor ve ekli krokide ... renkle taralı ve D harfi ile gösterilen 790,37 m² lik alanlarda davalı Mili Eğitim Bakanlığı tarafından kamulaştırma işlemi yapmaksızın el attığının tespitiyle, davacıların hisselerine isabet eden yerlerin el atma bedeli olarak tespit edilen 2.681.251,188 TL tazminatın dava tarihi olan 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara davacılara (tapuda intikal yapılması halinde) tapudaki hisseleri, tapuda intikal yapılmaması halinde) miras hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.05.2024 karar tarihli, 2022/342 Esas ve 2024/140 Karar sayılı kararı ile, sadece davaya konu taşınmaza ait krokide C harfi ile gösterilen alan yönünden Mahkemece sorumluluğun ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün olduğu yönünde kararı neticesinde ... Belediye Başkanlığına yönelttikleri sorumluluğa ilişkin talebin reddi yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporları neticesinde "C" harfi ile gösterilen alan yönünden sorumluluğun ... Belediye Başkanlığının olması nedeniyle Mahkemece verilen diğer hiçbir karara itiraz etmemekle birlikte sadece işbu sorumluluk yönünden verilmiş olunan hukuka aykırı kararın düzeltilerek "C" harfi ile gösterilen alanın da ... Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreler ile zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davanın 1.000,00 TL bedel üzerinden açılmış olup, davacı tarafından verilen 06.03.2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava bedelinin 9.222.019,65 TL'ye yükseltildiğini, Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine yalnızca krokide D harfi ile gösterilen 790, 37... 'lık boş alan için 2.681.251,188 TL tazminata hükmedilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesine rağmen lehlerine nispi ya da maktu herhangi bir vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve kabul ret oranına göre yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması gerekirken yargılama giderlerinin tümünün müştereken ve müteselsilen davalılara yüklenmesinin hatalı olduğunu, husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın belediye tarafından okul olarak tahsis edildiğini, arsa üzerinde Bakanlığa ait bir tesisin bulunmaması nedeniyle kamulaştırmasız el atmanın olmadığını, belediyenin imar planında okul olarak gösterilmesinden dolayı fiilen üzerinde okul binası yapılmayan krokide D harfi ile gösterilen alan ile ilgili davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek hesaplandığını, verilen kararda hükmedilen faiz türünün yasal mevzuata aykırı olduğunu, mahkeme kararında davacı taraf lehine hükmedilen yargılama harçları ve vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu edilen taşınmazın "ilkokul alanı" sınırları içerisinde bulunmakta olup 6360 sayılı kanun ile İl Özel İdarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmadan önce yürürlükte olan 5302 sayılı il özel idaresi kanununda “ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri yapması gerektiği”nin açıkça belirtildiğini, İl Özel İdarelerinin 30.03.2014 tarihinde kapatıldığını,onaylı parselasyon planı (İmar Kanunun 18. madde uygulaması) yapılmayan yerlerde kalan Eğitim Alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediyeler (mücavir alan içerisinde) ve Valiliklerin (İl Özel İdaresi-mücavir alan dışında) sorumlu tutulduğunu, belediye tarafından bakanlığımıza düzenleme ortaklık payından verilmesi gereken eğitim sahasının mevzuata uyulmadan davacının taşınmazına eğitim alanı olarak şerh koyulması suretiyle işbu davanın açılmasına sebebiyet verildiğini, ... ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığının yetki ve sorumluluğunda olduğundan ve taşınmaz Maliye Hazinesi adına ihdas edileceğinden idarelerinin davalı konumundan çıkartılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; A harfi ile gösterilen 81,45 m²lik kısmın ticaret lejantı ile tanımlı olmasına rağmen yol terkinine karar verildiğini, davalı ... adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda alınan emsalin uygun emsal olmadığını, emsal üzerinde mesken olup 1/3 hisse satışının emsal alınmasının hatalı olduğunu, uzun yıllar önce kesinleşen imar programına göre kamulaştırma işlemini sonuçlandırmayan Milli Eğitim Bakanlığı'nın asıl mağduriyete sebep olan kurum olduğunu, eğitim alanında kalan kısımlar yönünden diğer davalının sorumlu olduğu yönündeki kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak, Fen bilirkişisi raporuna göre krokide C=1.079,86 m²'lik kısma asfalt-parke yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, ... Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu anlaşılmakla, bu bölüm yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğu belirlemesi yapılması yerinde görülmediğinden ve Fen raporu ekli krokide A harfi ile gösterilen 81,45 m² kısmın ticaret lejantı ile tanımlı olduğundan, davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yol olarak terkinine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı ... Bakanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar ile davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesi ve istinafa ek beyan dilekçesi ile dava dosyasında bulunan diğer tüm beyanlarının tekrar etmekle davanın davalı müvekkil yönünden tüm taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili 07.12.2006 tarih ve 171 sayılı ... Belediye Meclis Kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli ... Uygulama İmar Planında parselin büyük bir kısmı ilköğretim okulu, bir kısmı yol, bir kısmı da ticari yapı adası içerisinde kaldığı, bu durumun belediyenin yapmış olduğu imar parselizasyon çalışmaları neticesinde tesis edilen bir işlem neticesinde tesis edilmesinden dolayı davanın Bakanlığa yöneltilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu edilen taşınmazın "ilkokul alanı" sınırları içerisinde bulunmakta olup 6360 sayılı kanun ile İl Özel İdarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmadan önce yürürlükte olan 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda “ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri yapması gerektiği”nin açıkça belirtildiğini, il özel idarelerinin 30.03.2014 tarihinde kapatıldığını, yine ilgili kanunun geçici 1. Maddesi ile “Bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, valiliklere, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığına, büyükşehir belediyesine ve bağlı kuruluşuna veya ilçe belediyesine devredilmesine karar verilir” yönünde düzenleme yapıldığını, 04.07.2019 tarihinde yasalaşarak 10.07.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine: “Belediye veya Valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde yapması ve onaylaması esas olup parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.” hükmünün eklendiğini, yapılan düzenlemelerden de anlaşıldığı üzere, onaylı parselasyon planı (İmar Kanunun 18. madde uygulaması) yapılmayan yerlerde kalan Eğitim Alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediyeler (mücavir alan içerisinde) ve Valiliklerin (İl Özel İdaresi-mücavir alan dışında) sorumlu tutulduğunu, belediye tarafından bakanlığımıza düzenleme ortaklık payından verilmesi gereken eğitim sahasının mevzuata uyulmadan davacının taşınmazına eğitim alanı olarak şerh koyulması suretiyle işbu davanın açılmasına sebebiyet verildiğini, ... ve Balıkesir Büyükşehir Belediyelerinin yetki ve sorumluluğunda olduğundan ve taşınmaz Maliye Hazinesi adına ihdas edileceğinden idarelerinin davalı konumundan çıkartılması gerektiğini, dava konusu taşınmazda D harfi ile gösterilen 790,37 m² lik kısım ve diğer kısımlarda müvekkil kurumun fiili veya hukuki müdahalesinin bulunmadığı, E+F harfiyle gösterilen okul bahçe duvarının bulunduğu kısmın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2013/347 Esas, 2015/416 Karar sayılı kararı ile kamulaştırıldığını ve Hazine adına devir işlemlerinin devam ettiğini, C harfi ile gösterilen alandaki hukuki sorumluluğunda ...’nda olduğunu, davacılar vekilinin 02.09.2024 tarihli itirazı ve taleple bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararında, krokide C harfi ile gösterilen alanın kamulaştırma sorumluluğunun müvekkili idarede olduğunun kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda alınan emsalin uygun emsal olmadığını, emsal üzerinde mesken olup 1/3 hisse satışının emsal alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı idare vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Başkanlığından alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§