"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/74 Esas, 2024/88 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davalı Hazine yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen bedel Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili yönünden gerekli şartlan taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından baz ulanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili ... ilçesi, ... mahallesi 1 37... (ifr. 1 56... parsel) parsel sayılı taşınmazın İzmir Kadastro Mahkemesinin 24/03/19 98... / 33... /14 Karar sayılı kararıyla tapusunun iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.01.2019 tarihli ve 2016/419 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili stinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2019/477 Esas, 2019/551 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2019/477 Esas, 2019/551 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dava dilekçesinin davalı Hazine'ye 26.09.2016 tarihinde tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin davalı Hazine vekili tarafından 22.07.2017 tarihinde mahkemeye sunulduğu, her ne kadar davalı Hazine vekilince verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de; cevap dilekçesinin iki haftalık yasal süresi içerisinde verilmediği ve zamanaşımı savunmasına karşı davacı tarafça da açıkça muvafakat edilmediği anlaşıldığı gibi, davalı tarafça ıslah yoluyla zamanaşımı defi sonradan ileri sürülmüş olsaydı dahi yasal süresi geçtikten sonra verilen cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle zamanaşımı def'inin ileri sürülemeyeceği de birlikte gözetildiğinde davalı Hazine vekilince iki haftalık cevap süresi geçtikten sonra yapılan zamanaşımı savunmasına itibar edilmeyerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; adil bir tazminata hükdedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, belirlenen metrekare bedelinin yüksek olduğunu, idare aleyhine harca hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,tarafların bedele ilişkin aynı temyiz sebeplerini Dairemizin bozma kararı öncesinde sundukları dilekçelerinde de belirttikleri, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda davalı Hazine harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Hazine Vekilinin Temyizi Yönünden;
Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden:
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kamu düzeni gereği İlk Derece Mahkemesi kararının (3 ve 4 üncü ) paragraflarının hükümden çıkarılması, yerine "Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,davacı tarafça yatırılan harçların yatıran tarafa iadesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.