Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/11793 E. 2026/1514 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1273 Esas, 2024/1617 Karar

KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/421 Esas, 2023/188 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...’in hissedarı olduğu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 34 12... parsel sayılı taşınmazın tamamı Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 29.04.2014 tarihinde kesinleşen 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararına istinaden kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle iptal edilerek sicilden terkin edildiğini, davacıların murisi ...’in Kadastro Mahkemesi kararına istinaden terkin işlemleri ile davacıların taşınmazlarda mülkiyet hakkı kalmadığını, davacıların zarara uğradığını ve taşınmazda tasarruf imkanını kaybettiğini ileri sürerek uğramış olduğu zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; ölü davacı ...’in dosyada taraf sıfatı kalmadığını, nitekim gerekçeli karar başlığında mirasçılarının davacı olarak gösterildiğini, ancak hükümde ölü davacı lehine tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın gerçek değeri üzerinden bedel belirlendiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı gösterildiğini, tapu iptal kararının kesinleştiği tarihe göre değer belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen emsalin uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu edilmesinden sonra kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ve mülkiyet hakkının kullanılamaz hale geldiğinin anlaşıldığı, şu durumda tapu sicilini tutmakla görevli Devletin tazminat sorumluluğunun doğduğunun kabul edilmesi gerektiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınması ve imarlı taşınmaz olması nedeniyle arsa niteliğinde olan taşınmaz için emsal kıyaslama yöntemine göre değer belirlenmesinin yerinde olduğu, diğer taraftan dava devam ederken davacılardan ...'in 20.08.2022 tarihinde vefat etmiş olduğu, davacı vekilince dosyaya sunulan Kocaeli 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.08.2022 tarihli ve 2022/1476 Esas ve 2022/1424 Karar sayılı veraset ilâmına göre mirasçılarının usulüne uygun olarak vekâletnameleri dosyaya sunularak mirasçı sıfatı ile davaya dahil edilerek karar başlığında gösterildikleri, ancak Mahkemesince tazminat hükmünün ölü ... adına kurulduğu ve bu hali ile ölü kişi adına hüküm kurulması doğru görülmediğinden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Dava dilekçesinde dayanılan eski tapu kaydı belirtilmemiştir. Bu sebeple davacıların hangi eski tapu kaydına dayanarak mülkiyet hakkını kaybettiği açıklattırılıp tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tapu tedavüller getirtilip, Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararı ile karara dayanak krokilerden de faydalanarak tapu kaydının revizyon görüp görmediği araştırılarak tapu kaydının revizyonu ile tapu kaydı miktarı kadar davacılar adına taşınmaz tescil edilmiş ise tazminat davasının reddine, aksi hâlde, davacının dayanağı tapu kaydının uygulanması suretiyle revizyon görmeyen bölüm için tapu kaydının uyduğu belirlenen alan üzerinden tazminat miktarının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesi ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§