Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/11763 E. 2026/1425 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1346 Esas, 2024/1849 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/12 Esas, 2023/288 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 157 parsel sayılı taşınmazın maliki iken aleyhinde Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/600 Esas sayılı dosyası ile taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle tapu iptal ve tescil davası ikame edildiğini, ilgili dava kapsamında 06.07.1999 tarihinde 1999/361 Karar sayılı karar ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile devlet ormanı vasfında Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş olduğundan, uğranılan zararın davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yargı yolu, zamanaşımı, husumet itiraz ve def'i lerini ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın takdir edilen vasfına göre; gelir metodu ile yapılan hesaplama yerleşik yargı kararlarına uygun olduğunu ancak münavebeye esas ürünlerin takdir olunan verim miktarları ve satış fiyatları düşük olarak takdir edilmiş olduğunu, üretim masrafları ise ekonomik tarım ilkelerine aykırı olarak yüksek takdir edildiğini, rapora bu yönleri itibari ile iştirak etmediklerini beyan etmelerine rağmen bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde görülmediğini ve bilirkişi raporuna itirazlarının reddolunduğunu, dava konusu taşınmaz için uygulanacak objektif değer artışı bilirkişilerce %65 olarak takdir edildiğini, ancak işbu oranın da kabulünün mümkün olmadığını, dava tarihi itibariyle 2023 yılına ait tarımsal veriler henüz yayımlanmadığından 2022 yılı verilerinden faydalanarak hesaplama yapılması ve çıkan birim fiyatın endeks ile dava tarihine güncellenmesinin metod olarak doğru ve yerleşik yargı kararları ile uyumlu olduğunu, 2022 verileri de dosya arasına daha evvel celp edilmiş olduğundan denetimi gerçekleştirilebilmekte olduğunu, ancak işbu veriler içerisinden takdir ile oluşturulan verim miktarları ve üretim masraflarının ekonomik tarım yapmaya elverişli bir biçimde oluşturulmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemece takdir edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın etrafı orman ile çevrili eğimli bir yapıya sahip olduğunu, tarım alanı olarak değerlendirilmesinin zor olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bedel tespitine esas verilerin gerçeği yansıtmayıp afaki verilerle hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazların değerinin, iptal kararının kesinleştiği tarihe göre hesaplanması gerektiğini, sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınması gerektiğini belirterek itiraz başvurularının kabulü ile davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın evveliyatında 157 parsel olarak senetsizden zilyetliğe dayalı dava dışı ...’a, takiben kızı davacıların murisi ...’a intikal ettiği, adı geçenin 1997 yılında vefat ettiği, bu kişi adına olan tapu kaydının Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06.07.1999 tarihli ve 1996/600 Esas-1999/361 Karar sayılı ilamının Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2022 tarihli kararı ile kesinleşmesi sonucu orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve hükmün 09.12.2022 tarihinde kesinleştiği, halihazırda ise 1 70... parsel olduğu, hükme esas bilirkişi raporunda, taşınmazın vasfının arazi olarak belirlenip net gelir metoduna göre kurumsal veriler dikkate alınarak hesaplama yapılmasında, kapitalizasyon faiz oranının % 4, objektif değer artışının ise %65 olarak uygulanması suretiyle, arazinin dava tarihi (10.01.2023) itibariyle 342,53 TL olarak belirlenen m² birim fiyatı bölgenin piyasa rayiçlerine uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2 Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)

371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Buna karşın dava konusu taşınmazın niteliğine göre bulunduğu yörede yaygın olarak uygulanan münavebe sistemi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden sorulup, 2023 yılı değerlendirme yılı itibarıyla resmi veriler de dikkate alınarak tespit edilecek münavebe sistemine göre taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2022 yılı resmi verilerine göre tespit edilen net gelire endeks uygulanmak suretiyle değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§