"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2194 Esas, 2024/3028 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/232 Esas, 2023/184 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın güncel tapu kaydı incelendiğinde müvekkili idare lehine 4.945,21 m² irtifak hakkı mevcut olup bu irtifak hakkı dolayısıyla oluşacak değer düşüklüğünün dikkate alınmadığını, bilirkişilerce tespit edilen dekara düşen yıllık net gelir hesabında hata yapıldığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, üretim giderlerinin düşük alındığını, dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi olduğu hâlde, sulu arazi olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan raporda kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan unsurların objektif değer artışı tespit edilirken de mükerrer olarak dikkate alındığını, irtifak değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini kabul etmemekle birlikte açılan davanın seri dava niteliğinde olduğu gözetilerek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; keşif ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu taşınmazların mahalli arklar ile sulama yapılması nedeniyle sulu tarım arazisi olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ve mahkemece ek rapor alınmadan 2022 yılı verilerine göre resen yapılan değerlendirmeye göre, sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen buğday, yonca ve karışık sebze münavebe ürünleri verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın m² birim fiyatının hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında, dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminin incelenmesinden anlaşılan taşınmazın niteliği, geometrik durumu, özelliği dikkate alınarak % 50 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, dava 4 ay içinde sonuçlandırılamadığından tespit edilen bedele dava tarihinden dört ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinde, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve kamulaştırılan taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi ilkeleri karşısında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmolunmamasında ve davanın niteliği gereği kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine maktu vekâlet ücretinden daha az olduğundan tespit edilen bedel miktarınca vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca tespit edilen kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı bedelinin tespit edilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.