"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/579 Esas, 2025/604 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet
Konya (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.11.2012 tarihli ve 2012/825 Esas, 2012/1363 sayılı Kararı ile hükümlü hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tâbî tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 10.12.2012 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip hükümlünün denetim süresi içerisinde 29.11.2016 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2025 tarihli ve 2025/579 Esas, 2025/604 sayılı Kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca 09.02.2026 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2026 tarihli ve KYB-2026/21254 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan görevi kötüye kullanma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olacağı, suç tarihinin 25.04.2012 olduğu, sanığın savunmasının 11.10.2012 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin son kez kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10.12.2012 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 29.11.2016 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 10.12.20 12... .11.2016 tarihleri arasında ( 3 yıl 11... gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, sanığın sorgusunun yapıldığı 11.10.2012 tarihinden, hükmün açıklandığı 17.07.2025 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder” şeklinde düzenlenmiştir.
Hükümlünün yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 67. maddesinde "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar" hükmü yer almaktadır.
Sorgu tarihi olan 11.10.2012 ile hüküm tarihi arasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip kesinleştikten sonra kesinleşme tarihi ile ihbara konu kasıtlı suçun işlendiği tarihe kadar arada geçen durma süresi de nazara alındığında, asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Dairemiz tarafından giderilmiştir.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2025 tarihli ve 2025/579 Esas, 2025/604 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hükümlü hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.03.2026 tarihinde karar verildi.