Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2025/3377 E. 2026/1207 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1368 Esas, 2024/1376 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli ve 2023/176 Esas, 2023/368 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.750,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarihli ve 2024/1368 Esas, 2024/1376 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın müvekkilinin talebi doğrultusunda öncelikle karar düzeltme talebinde, akabinde Dörtyol İlçe Emniyet Müdürlüğüne suç duyurusunda, son olarak da Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyeti gerektirir her türlü şüpheden uzak delilin mevcut olmadığına ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Hatay Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, hükümlü ...'ın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine dair İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2012 tarihli ve 2011/3 Esas, 2012/127 sayılı Kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20.01.2015 tarihli ve 2013/4190 Esas, 2015/88 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi sonrası infaz işlemleri sırasında, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak üzere Mersin 1. Noterliğince düzenlenen 25.02.2015 tarihli vekaletname ile vekilliğini üstlenip, masraf ile vekalet ücreti karşılığında 5.000,00 Türk lirası üzerinde para aldığı ve onama kararından en geç müşteki hükümlü adına Yargıtay Ceza Genel Kuruluna itiraz yoluna gidilmesi istemiyle başvuru yaptığı 04.03.2015 tarihinde haberdar olduğu halde, bu tarihten itibaren 30 günlük başvuru süresi geçtikten sonra 26.05.2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurmak suretiyle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna dair 14.04.2017 tarihli kararın verilmesine neden olduğu iddia ve kabul olunan somut olayda; 20.01.2015 tarihli Yargıtay ilamının ... veya varsa o tarihteki müdafiine tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmasından, tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihi ile adı geçenin sanığa vekalet verdiği 25.02.2015 tarihi arasında 30 günlük bireysel başvuru süresinin geçip geçmediğinin tespit edilmesinden ve sanığın 23.02.2022 tarihli sorgusunda ... ile olan görüşmelerine ...'un da şahit olduğuna yönelik savunması karşısında bu şahsın tanık sıfatıyla beyanına başvurulmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§