Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2025/2196 E. 2026/883 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1940 Esas, 2024/582 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli ve 2018/276 Esas, 2023/290 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 62, 50/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 22.03.2024 tarihli ve 2023/1940 Esas, 2024/582 sayılı Kararı ile sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Hükmün eksik incelemeye dayandığına, dosyada mevcut 20.08.2014 tarihli ibraname içeriği dikkate alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi kapsamına girmediğine, bahse konu ibranamedeki isim ve imzaların katılanın eli ürünü olduğunun 05.08.2021 tarihli bilirkişi ve adli tıp raporlarıyla sabit olduğuna, sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, hükmün bozulmasına karar verilmesi istemine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmiş ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle kararda, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.01.2026 tarihinde karar verildi.

§