"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/229 Esas, 2024/349 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli Kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından verilen hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.04.2024 tarihli ve 2021/13223 Esas, 2024/4568 sayılı Kararı ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2024 tarihli ve 2024/229 Esas, 2024/349 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51. maddesi gereği bu cezanın ertelenmesine, 53. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Sanık müdafii olarak bulunduğu dosyada UYAP üzerinden temyiz dilekçesi sunup sunmadığına ilişkin Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin hukuki denetime imkan tanımadığına, temyiz işlemi süresinde yapılmış olsa dahi dosya içeriğine göre beraat veya daha lehe bir karar çıkması ihtimali bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi gereğince, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanamayacağının nazara alınmaması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin (5) numaralı bendinin 1. paragrafının hüküm fıkrasından tümden çıkarılması, aynı bendin 2. paragrafında yer alan ''53/1-a'' ibarelerinin ''53/1-e'' şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.