Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2024/9988 E. 2026/289 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3704 Esas, 2024/512 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli ve 2021/309 Esas, 2022/451 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2., 62. ve 50/1-a. maddeleri uyarınca 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Sanığın istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 13.02.2024 tarihli ve 2022/3704 Esas, 2024/512 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın kastının ve kusurunun olmadığına, eksik inceleme yapıldığına, katılanın zararının bulunmadığına, suçun oluşmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın suç kastındaki yoğunluk ve suça konu miktar, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak ilgili kanun maddesindeki hapis cezasının belirlenmesinde alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayini,

5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, yalnızca "yasal koşullar oluşmadığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "15.12.2017" yerine "20.09.2019" olarak hatalı yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.01.2026 tarihinde karar verildi.

§