"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2181 Esas, 2023/1654 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2021 tarihli ve 2020/287 Esas, 2021/261 sayılı Kararı ile sanık hakkında üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat hükmü kurulmuştur.
B. İstinaf
Katılanın istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2021/2181 Esas, 2023/1654 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun'un 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 3.000 TL adli para cezasına çevrilmesine, 53/5. maddesi gereği hakkında hâk yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Ceza yargılamasının usul ve esasına aykırı şekilde hakkında ihtimaller üzerinden ceza verildiğine, tanıkla aralarında husumet bulunması nedeniyle beyanlarının hükme esas alınamayacağına, katılanın evrakları teslim etmesi üzerine davayı zamanında açtığına, ödenen paranın dava masrafları, harçlar ve vekalet ücreti olduğuna, davayı katılanın talebi üzerine kısmi dava olarak açtığına, savunma hakkının kısıtlandığına ve sair hususlara yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın müvekkili katılanla anlaştığı tapu iptal tescil davası dışında gecikmeli olarak alacak davası açmak, dosya masrafının çok üzerinde bir miktar almak ve büyük kısmını uhdesinde tutmak, görevsiz mahkemeye dava açmak ve müvekkili olan katılanı bilgilendirmemek suretiyle üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; İlk Derece Mahkemesince sanığın 20.12.2017 tarihli sözleşmeye aykırı herhangi bir davranışının söz konusu olmadığı, davanın asliye hukuk mahkemesi yerine asliye ticaret mahkemesinde açılmış veya aradan zaman geçtikten sonra açılmış olmasının müvekkilinin hakkına zelal getirmediği keza davanın süre yönünden reddi gibi bir durumun bulunmadığı, sanığın süresi içinde dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini mahkemesinden talep ettiği böylece yargılamaya asliye hukuk mahkemesinde devam olunduğu, davanın açılması için masraf adı altında ödenen 8.500 TL'nin tanık ... tarafından sanığa ödendiği, bu miktardan geri alınacak bir tutar olduğunda bunun katılana değil tanığa ödenecek olduğunun ve de katılanın sanık avukata %10 oranında vekalet ücreti ödeyecek olduğunun sözleşme ile imza altına alındığının, sanığın hali hazırda vekalet ücreti alacağının da bulunduğunun anlaşıldığı, bu haliyle bakiye 7.824,02 TL'nin katılana ödenmemiş olması iddiasının da dayanaksız kaldığı, sanığın, katılan ile hukuki yardım konusunda görüşmekten kaçındığı hususunun da soyut iddia kapsamında kaldığı gerekçesiyle verilen beraat kararı yerinde olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeler neticesinde beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddelerine muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunan sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunurken yasaklılık süresinin "75 gün" yerine "2 ay 15 gün" olarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.