"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/101Esas, 2023/1770 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2021/464 Esas, 2022/364 Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.10.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/1770 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, yargılama aşamasında yazılı ve sözlü savunmalarının değerlendirilmediğine, delillerin dikkate alınmadığına, müvekkilinin aynı iş kapsamında katılana ve katılanın alacaklısına vekillik yapmadığı için menfaat çatışması yasağına ve Avukatlık Kanunu'nun 38/1-b madde-fıkrasına aykırı davranmadığına, görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararı ile .... Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, müvekkiline miras yolu ile intikal eden taşınmazla ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açmadığı şeklindeki eylemi yönünden icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/32552 sayılı dosyası kapsamında hakkında soruşturma yürütülen eşi ... ile işbirliği içerisinde hareket ederek, katılanın hissedarı olduğu taşınmazların satışını gerçekleştirip bedeli üzerinden payına düşen meblağın tahsilini sağlamaya yönelik olduğundan bahisle yanılttığı katılana, 12.09.2017 tanzim, 29.09.2017 ödeme tarihli ve 850.000,00 Türk lirası bedelli senet imzalatıp belirtilen senede istinaden işlemiş faizi ile birlikte 850.628,77 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla Antalya 12. İcra Müdürlüğünün 2017/11135 sayılı dosyası üzerinden hakkında muvazaalı icra takibi yürüttüğü, katılanın zararına olmak üzere haksız kazanç sağladığı şeklindeki eylemi yönünden ise nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarında; İlk Derece Mahkemesince sanığın, katılana miras yolu ile intikal eden taşınmazla ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açmadığı şeklinde eylemi ile ilgili değerlendirme yapılmayıp, nitelikli dolandırıcılık isnadıyla açılan davada, alacağın tahsili amacıyla muvazaalı icra takibi yürüttüğü, katılanın zararına olmak üzere haksız kazanç sağladığı şeklindeki eylemi ile ilgili olarak tek hüküm kurulması gerekirken vasfın bölünemeyeceği ilkesine aykırı olarak hem nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesi ile beraatine hem de aynı eylemden dolayı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunmasına rağmen ilk derece hükmünün kaldırılması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunan sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunurken yasaklılık süresinin "150 gün" yerine hatalı olarak "5 ay" olarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.