"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1285 Esas, 2024/1450 Karar
SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2024 tarihli ve 2021/510 Esas, 2024/182 sayılı Kararı ile sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 05.09.2024 tarihli ve 2024/1285 Esas, 2024/1450 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekillerinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere atılı zimmet suçunu işledikleri, usul ve yasaya aykırı olarak eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen beraat kararlarının bozulması gerektiği hususlarına ilişkindir.
Katılanlar ... ile ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere atılı zimmet suçunu işlediklerine, bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığına, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen usul ve yasaya aykırı olan beraat kararlarının bozulması gerektiği hususlarına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanıklar ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnat konusunun sanıkların avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahıslarına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, .... Barosuna kayıtlı avukat olan sanıkların, alacaklı katılan vekili sıfatıyla yürüttükleri icra takibi sırasında mahkeme veznesinden ihtiyati haciz teminat miktarından iade aldıkları meblağı müvekkillerine vermeyerek uhdelerinde tuttukları şeklindeki isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, isnadın zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle verilen beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekillerinin ve O yer Cumhuriyet savcsının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de hükümler sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
06.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda sanıkların 24.988,40 TL'yi haksız olarak uhdelerinde tuttukları kanaati bildirilmiş ise de mahkemece, raporda katılan şirketten alınan 21 bin TL'lik avanstan teminat yatırıldıktan sonra iade alınan 9.600 TL'nin hatalı şekilde sanıklarca ayrıca tahsil edilen para olarak kabul edilerek değerlendirme yapılması ve sanıkların iki ayrı icra dosyası kapsamında hak kazandıkları vekâlet ücretlerinin değerlendirilmemesi nedeniyle söz konusu rapor hükme esas alınmayarak, sanıkların yaptıkları masraflar ile icra takiplerine ilişkin vekalet ücretleri mahsup edilmek suretiyle uhdelerinde haksız olarak tuttukları bir para bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılmasında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle kararda, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.