Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2024/12150 E. 2026/76 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1106 Esas, 2024/1357 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/8 Esas, 2022/479 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 13.09.2024 tarihli ve 2024/1106 Esas, 2024/1357 sayılı Kararı ile sanık ... ve müdafi ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Katılanın şikayet dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında müvekkilinin işlerinden dolayı Şanlıurfa'ya gittiğinin diğer sanık ... tarafından davanın takip edileceğinin kendisine söylendiğini ifade ettiğine ve bu duruma rıza gösterdiğine, müvekkilinin dosyadan el çektiğine, bu haliyle hukuki ve cezai sorumluluğunun bulunmadığına, katılanın hakkındaki hüküm Yargıtay tarafından bozulduktan sonra müvekkiline herhangi bir tebligatın yapılmadığına, tanık ....'nın beyanlarına itibar edilmemesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiğine, tanığın katılanın tutum ve davranışlarına bizzat şahit olduğuna, katılanın yakın tanıdık olması nedeniyle diğer sanık tarafından yazılı talimat alınmadığına, müvekkilinin kusurunun bulunmadığına, takdiren ve teşdiden 75 gün süreyle avukatlık mesleğine ilişkin hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasında alt sınırdan gerekçesiz olarak uzaklaşıldığına, İlk Derece Mahkemesinin ve İstinaf Mahkemesinin kararlarının gerekçeden yoksun olduğuna, müvekkili hakkındaki mahkumiyet kararının bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

İlk Derece Mahkemesine mazeret dilekçesi sunmasına rağmen mazeret talebinin belgelendirilmemiş olması nedeniyle reddine karar verilerek mütalaaya karşı beyanda bulunma ve son savunmasını yapamadan müvekkili aleyhine karar verildiğine, savunma hakkının ihlal edildiğine, dinlenen tanığın müvekkilin yanında çalışması nedeniyle beyanlarına itibar edilmemesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiğine, katılanın yargılama sonrasında cezasının ertelendiğine, bu hususu kabul ettiğine, sonrasında yurt dışına gidemeyince üst mahkemeye taşımak istediğine, müvekkili ile tanıdık olmaları nedeniyle yazılı bir talimatın alınmadığına, müvekkilinin kusurunun bulunmadığına, İstinaf Mahkemesinin kararının gerekçeden yoksun olduğuna, müvekkili hakkındaki mahkumiyet kararının bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hâk ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanması yerine avukatlık mesleğine ilişkin hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden

Osmaniye Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın tefecilik suçundan yargılandığı Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/935 Esas sayılı dosyasında diğer sanık ... ile birlikte katılanın müdafiiliğini üstlendiği, sanığın aşamalarda değişmeyen ve birbiriyle uyumlu savunmasında Yargıtay bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada diğer sanık ...'ın davayı takip edeceğini katılana bildirdiğini beyan ettiği, katılanın kovuşturma aşamasında bu hususu doğruladığı hükmün Yargıtay tarafından bozulması sonrasında mahkemenin katılanın müdafii olarak sanık ...'a tebligat yaptığı, sanık ...'e tebligat çıkmadığı, katılanın beyanında karardan sonra sanık ...'ı aradığını ve kararın temyiz edilmesi gerektiğini söylediğini belirttiği, sanık ...'in, katılanın bozma sonrası yapılan yargılamasından ve yasal temyiz süresi içerinde karardan haberdar olduğuna ve bu kararı temyiz etmediğine dair savunmasının aksine dosya kapsamınca mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine dair hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi yerine avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ... hakkında kurulan hükümde sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ... hakkında kurulan hükümde sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2026 tarihinde karar verildi.

§