Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2024/11809 E. 2026/290 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2912 Esas, 2024/1218 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2021/241 Esas, 2022/241 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 225 tam gün karşılığı 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.05.2024 tarihli ve 2022/2912 Esas, 2022/1218 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Savunma ve adil yargılama hakkının ihlal edildiğine, eksik araştırma neticesinde karar verildiğine, mağduriyet bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde bbbb Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı ... vekili sıfatıyla katılanın yetkilisi olduğu ...Konut Yapı Kooperatifi aleyhine bbbb İcra Müdürlüğünün 2017/9474 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinin itiraz üzerine durduğunu bildiği halde itirazın iptali veya kaldırılmasına ilişkin dava açmak yerine alacak miktarını artırmak suretiyle bbbb İcra Müdürlüğünün 2018/644 sayılı dosyası kapsamında mükerrer takip başlatıp borçlu kooperatifin banka hesaplarına haciz işlemi uygulatmak ve hesaptaki paraların dosyaya aktarılmasını sağlamak suretiyle mağduriyetine neden olduğu kabulüyle sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de

1136 sayılı Kanun'un 62. maddesi "Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesi hükümlerine göre cezalandırılır." hükmünü içermekte olup müvekkilinin rızası hilafına hareket ettiğine dair iddia bulunmayan sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak hangi somut verilere dayanıldığı da gösterilmeden, kanundaki ifadelerin aynen tekrarı ve yetersiz gerekçeyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi yerine avukatlık görevinin hak ve yetkilerini kullanılmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.01.2026 tarihinde karar verildi.

§