Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2024/11068 E. 2026/1206 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/381 Esas, 2024/1503 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli ve 2022/220 Esas, 2022/389 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.04.2024 tarihli ve 2023/381 Esas, 2024/1503 sayılı Kararı ile O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Katılanın sözlü talimatı üzerine aleyhe olan istinaf kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurmadığına, temyiz yasa yoluna başvursa dahi katılan hakkında verilen kararın esasının değişmeyeceğine, katılanın ceza almış olduğu dosyanın esasının incelenmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edildiği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun'un 257. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§