"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3837 Esas, 2024/814 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2021/332 Esas, 2022/536 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 13.02.2024 tarihli ve 2022/3837 Esas, 2024/814 sayılı Kararı ile mahkumiyet kararı verildiği halde, avukat olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, keza hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun’un 50. maddesi uyarınca adli para cezası ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi konusunda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması; sanığın tekerrüre esas oluşturmayan adli sicil kaydındaki mahkumiyeti ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, yine hükmün esasını oluşturan kısa kararda denetime olanak verecek biçimde yargılama giderlerinin dökümü ve miktarının gösterilmemesi; sanığa tebliğ edilen gerekçeli kararda bu hususa yer verilmesi nedeniyle eleştiri konusu yapılarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Tanık .....'in soruşturma ve kovuşturma aşamasında temin edilen beyanlarının çelişkili olduğu dikkate alınarak hükme esas alınamayacağına, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olan kısımları hususunda sadece eleştiri yapıldığına, hükmün bu nedenler ve resen nazara alınacak yönleriyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/780 Esasına kayden görülen davada sanık olarak yargılanan katılanın müdafiliğini üstlenmesine rağmen 19.02.2019 tarihli karar celsesine katılmayarak savunmada bulunmadığı ve bu şekilde mağduriyetine neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükme karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; sanığın duruşma salonunun dışında beklediği sırada katılanın SEGBİS ile ifadesinin alındığını savunması, katılanın şikayet dilekçesinde avukatının bulunduğunu beyan etmesine rağmen aynı tarihli duruşma tutanağında müdafii talebinin olmadığını bildirmesi, bu hususa duruşma zaptında yer verilmesi ile resmi belge niteliğindeki duruşma zaptının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu ve aksinin de ispat olunamadığı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru olan suç kastının ne şekilde oluştuğunun ayrıca anılan durumlar karşısında sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği gözetilerek, objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığının, oluştuysa ne şekilde oluştuğunun denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği nazara alınmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle istinaf isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen Kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.