Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2024/10010 E. 2026/112 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/23 82... /3043 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/339 Esas, 2022/495 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a, 52/2, 53/5. madde ve fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 24.10.2023 tarihli 2022/2382 Esas, 2023/3043 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın katılanın müdafiliğini üstlendiği davada verilen istinaf kararının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine, temyiz taleplerinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesine dair Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarihli kararının hukuka aykırı olduğuna, buna dair katılan tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunda katılanın temyiz talebinin kabul edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair karar verildiğine, sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararının gerekçesinin yetersiz olduğuna ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde ....Nolu Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, sanık müdafii sıfatıyla takip ettiği, katılanın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/195 Esasına kayden görülen kamu davasının yargılaması sonunda, katılanın mahkumiyetine dair 08.11.2017 tarihli ve 2017/408 sayılı Karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.01.2018 tarihli ve 2017/2040 Esas, 2018/91 sayılı Kararını 26.02.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebellüğ ettiği halde yasal süresi geçtikten sonra 15.03.2018 tarihli dilekçe ile söz konusu karara karşı temyiz kanun yoluna müracaat ederek temyiz isteminin süre yönünden reddine dair Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/3412 Esas, 2019/4730 sayılı Kararının verilmesine ve bu suretle katılanın mağduriyete neden olduğu kabulüyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalarda atılı suçlamayı inkar ederek 13.02.2018 tarihinde temyiz süre tutum dilekçesi verdiğini, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin temyiz talebinin reddi kararına karşı karar düzeltme talep edebileceğini katılana söylediğini ancak kabul etmediğini ve kendisiyle artık çalışmayacağını söylemesi üzerine bir işlem yapmadığını, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yanlış uygulaması ile katılanın mağdur olduğunu savunması, katılanın söz konusu Yargıtay kararı sonrasında Anayasa Mahkemesine, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğinden bahisle 30.10.2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunması, 25.06.2025 tarihli ve 2019/35578 sayılı ... Başvuru Kararı ile katılan müdafiinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi sonrasında Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/299 Esas sayılı dosyasında yeniden yargılama yapıldığının anlaşılması karşısında, ilgili Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere temyiz talebiyle ilgili karar verilmeden önce temyiz sebeplerinin bildirilmemesinin sonuçları hakkında başvurucunun bilgilendirilmesi gerektiği, somut olayda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren temyiz gerekçelerini ihtiva eden ek dilekçenin verilmesi için yedi günlük süre yönünden ihtar yapılmamış olmasından dolayı mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmiş olması nedeniyle suça konu hükme karşı 13.02.2018 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunan sanık yönünden yüklenen suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, bu itibarla beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek mahkumiyetine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğunun hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden "38 gün" yerine "37 gün" olarak eksik belirlenmesi,

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "06.03.2018" yerine "13.02.2020" olarak hatalı şekilde yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§