Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2023/5592 E. 2026/837 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/982 Esas, 2022/1580 Karar

SUÇ : Zincirleme şekilde basit zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/366 Esas, 2022/117 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un ve 53/1-2-3-5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2022/982 Esas, 2022/1580 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Atılı suçun kasten işlenebilen bir suç olduğuna, müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, hatalı bir ödemede bulunduğunu anladığından bu parayı iade ettiğine, suçu işlediğine dair somut ve kesin bir delil bulunmadığına, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının ve zincirleme suç hükümleri uyarınca üst hadden artırım yapılmasının yerinde olmadığına, müvekkili tarafından bir kısım iade edilen paraların etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmediğine ve ceza tayininde göz önüne alınmadığına, yargılama aşamasında sunulan savunma dilekçeleri ekinde yer aldığı üzere müvekkiline konulan hastalık teşhislerinin temyiz incelemesi göz önüne alınması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Fail tarafından görev gereği yasal olarak tevdi edilen malın belli bir süre kullanılıp herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade edilmesi halinde kullanma zimmeti aksi takdirde temellük zimmeti suçunun oluşacağı, buna göre 26.11.20 14... .08.2019 tarihleri arasında mal edindiği 374.076,00 TL'yi uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade eden sanığın bu miktara konu eylemlerinin kullanma zimmeti, diğer mal edinme eylemlerinin de temellük zimmeti vasfında olacağı ve kullanma zimmetine konu nema miktarıyla, temellük edilen miktarın toplamının zimmet suçunun konusunu oluşturan değer olduğu hususları göz önünde bulundurularak; sanığın, kullanma ve temellük zimmeti niteliğindeki eylemlerinin ve miktarının ayrı ayrı belirlenmesi ve kullanma zimmeti yönünden ayrıca nemasına ilişkin hesaplama yapılarak toplam zimmet miktarının buna göre tespit edilmesi gerekmekte ise de, temellük zimmetine konu miktarın 2.173.448,83 TL olduğu nazara alındığında bu husus sonuca etkili görülmemiş, diğer taraftan 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın suç kastındaki yoğunluk ve suça konu miktar, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek ilgili kanun maddesindeki temel hapis cezasının hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen Kararda, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.01.2026 tarihinde karar verildi.

§