"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/156 Esas, 2018/584 Karar
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Sanığın eyleminin rüşvet alma suçunu oluşturduğu kabulü ile bu suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında temel cezanın 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi sonrasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi gereğince 3/8 oranında arttırım yapılması sırasında cezanın 4 yıl 18 ay olarak belirlenmesi gerekirken hatalı şekilde 5 yıl 6 ay olarak tayini, aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması ile netice cezanın 4 yıl 7 ay olarak doğru şekilde belirlenmesi sebebiyle bozma nedeni yapılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında rüşvet alma suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 252/2. madde ve fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. madde ve fıkrasına muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının (1) numaralı bendine uygulama maddesi olarak "TCK'nın" ibaresinden sonra gelmek üzere "252/2. maddesi delaletiyle" ibaresi eklenmek suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.