Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2021/5033 E. 2026/374 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/270 Esas, 2018/1138 Karar

SUÇLAR : Zimmet (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), zimmet suçuna yardım etme (sanıklar ... ve ... hakkında), denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma (sanık ...)

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak atılı suçtan beraat (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), istinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ..., ... ve ... hakkında)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2017 tarihli ve 2010/42 Esas, 2017/74 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ... ve ...'in zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay, ... ve ...'un aynı suça yardım etmeden 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 39/1, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay, ...'nın denetim görevinin ihmali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi yollaması ile 247/1, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. maddesi gereği hâk yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine sanıklardan ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, diğer sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden istinaf başvurularının esastan reddine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklardan .... ve....'ün hileli hareketlerle eylemleri gerçekleştirdiğinden nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmalarına, .... ve...'ın yolculardan tahsil ettikleri bilet paralarından maaşlarını alma şeklindeki eylemlerinin zimmet suçunu oluşturduğuna,....ın diğer sanıklar .... ve ....'dan bilet paralarını teslim alarak zimmet suçunu işlediğine, sanıkların zimmet eylemlerini ....'in talimatları doğrultusunda işlediğinden....'in bu suça iştirakten cezalandırılması gerektiğine,

Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Belediyenin ödeme güçlüğü nedeniyle akaryakıtı peşin aldığına, bu alımların muhasebeleştirilmesi için çek düzenlendiğine, ücret peşin ödendiğinden alım yapılan firmaya tekrar çek ile ödeme yapılmadığına, muhasebe işlemlerinde ödeme yapılmış gibi gösterildiğine, peşin alınan akaryakıtın kayda geçirilebilmesi için yapıldığına, bu hususun firma yetkilisince kabul edildiğine, sanığın uhdesinde para olmadığına, 27.11.20 08... .12.2008 tarihlerinde usulsüz olarak bastırılan biletlerin belediye geliri olarak kabul edilemeyeceğine, bilet ücretlerinden açık olduğu kabul edilen miktarın 142.050 TL, usulsüz bastırılan bilet tutarının ise 135.000 olup aradaki farkın 7.050 TL olduğuna, sanık ...'ün sorgusundaki bir kısım bilet koçanını yaktığı savunması dikkate alındığında açığın buradan kaynaklandığına, alınan bilirkişi raporlarında zimmet miktarı ve sorumluları hakkında çelişki bulunduğuna, muhasebe işlemlerini yapan müvekkilinin kim tarafından verildiği ve teslim alındığı belli olmayan biletlerden asli sorumlu tutulması mümkün olmadığından mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine,

Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmediği gibi raporların olayı tam olarak aydınlatamadığına, sanık ...'ün soruşturma aşamasında alınan ifadesinde sahte bilet basılması işinin hesap işleri müdürü olan sanık ... tarafından organize edildiğine, sahte biletlere ilişkin düzenlenen faturaların Belediye tarafından ödenmediğine, bu faturaların ....'ün evinde ele geçirildiği ve kim tarafından ödeme yapıldığının belli olmadığına, müvekkilinin başkan olduğu dönemde görevini kasten ihmal ederek zimmete sebebiyet verdiğine dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, dosyadaki mevcut delil durumu nazara alındığında görevini ihmalinin mümkün olmadığına, bilirkişi raporunda birleşen Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesindeki isnadlar yönünden kamu zararı bulunmadığına, raporlar arasında çelişki giderilmeden ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ile zincirleme suç hükümleri tatbik edilirken de teşdiden uygulama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerektiğine,

Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Zimmet suçunun özgü suç olduğuna, Belediyede zabıta olarak görev yapan sanığın atılı suçun faili olamayacağına, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve zincirleme suç hükümleri tatbik edilirken de teşdiden uygulama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerektiğine,

İlişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıkların atılı zimmet suçundan beraatlerine dair hükümler yönünden

Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaatinin usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

2) Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden

Suç tarihinde zabıta memuru olarak görev yapan sanık ...'e Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 42. maddesi uyarınca zabıta hizmetleri dışında bir görev verilemeyeceği, bu itibarla suça konu eylemler açısından zimmet suçunun faili olamayacağı gözetilmemiş ise de sanığın mali hizmetler müdürü olarak görev yapan sanık ...'ın zimmet eylemine azmettiren olarak iştirak ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 38/1. maddesinin "Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır." hükmü uyarınca bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonucuna uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezalarının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece 53/1-a maddesinde gösterilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmalarına karar verilmesi yerine, süre belirtilmeksizin hükmolunan cezanın yarısı kadar yasaklılığa karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

3) Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden

Suç tarihinde ... Belediyesinde mali hizmetler müdürü olan sanık ... ile zabıta memuru olan sanık ...'in veresiye fişleri olmadığı halde Belediyenin akaryakıt aldığı firmaya ödeme yapılmış gibi gösterilen 102.079,00 TL bedelli çekleri bankadan tahsil ederek mal edindikleri, Belediye Encümen kararı bulunmadığı halde sahte belediye yolcu taşıma bileti bastırıp gerçekte satılan bilet koçanlarının yerine sahte bastırılan biletleri koyarak satılan biletlerin parası olan 142.050,00 TL'yi uhdelerine geçirdikleri, Belediye başkanı olan sanık ...'in bu işlemlerden bilgisinin bulunduğu ve üzerine düşen denetim yükümlülüğünü kasten yerine getirmeyerek zimmet suçuna sebebiyet verdiği kabul olunan somut olayda; sanık ...'ün azmettirmesi sonucu sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu gerçekleştirdikleri sanık ...'in cezalandırılması için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece 53/1-a maddesinde gösterilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine, süre belirtilmeksizin hükmolunan cezanın yarısı kadar yasaklılığa karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

1) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin sanıklar ...,...,ve ... hakkında verilen kararlarında, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin ve sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanıklar .... ve ... hakkındaki hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (7.) paragrafının, mahkemenin takdiri de nazara alınarak, "Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıkların aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezalarının infazından sonra başlamak üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesinde belirtilen hâk ve yetkileri kullanmaktan 3 yıl 9 ay süreyle yasaklanmalarına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilleri ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık ... hakkındaki hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde-fıkra ve bendi uyarınca Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§